İDARİ YARGIDA İSTİNAF USULÜ PANELİ YAPILDI

Ankara Barosu ve Hukuk Akademisi tarafından düzenlenen İdari Yargıda İstinaf Usulü Paneli, 27 Aralık 2016 Salı günü Ankara Barosu Eğitim Merkezi’nde (ABEM) gerçekleştirildi.

 

Panelin açış konuşmasını, Ankara Barosu Başkanı Av. Hakan Canduran yaptı. Av. Hakan Canduran, şunları söyledi:

 

Arapça bir kelime olan ‘istinaf, ‘yeniden başlama’ anlamına gelir. ‘İstinaf kanun yolu’ ise adil yargılanma hakkının somutlaşmış bir anlatımıdır.

 

Maddi olayın ikinci kez incelenmesini istemek, bir haktır. O yüzden de 23 Mart 1976’da yürürlüğe giren ve 12 Aralık 1966’da Birleşmiş Miller Genel Kurulu’nca benimsenen Medeni ve Siyasal Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme’yle istinaf yolu, olayın doğru olup olmadığının ikinci kez duruşmalı olarak incelenmesi şeklinde tanımlanmış ve bütün dünya ülkelerine de gerçekleştirilmesi önerilmiştir.

 

1924 yılında kaldırılan istinaf konun yolu, uzun zaman sonra 20 Temmuz 2016 tarihi itibariyle Türk Hukuku’nda yeniden uygulanmaya başlamıştır. Adli yargıda 5235 sayılı, idari yargıda da 6545 sayılı kanunlarla istinaf mahkemeleri kurulmuştur.

 

28 Haziran 2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan bu kanun ile idari yargı sistemimizde önemli değişiklikler yapılmıştır. İstinaf sistemine geçişle birlikte idari yargıda geniş anlamda istinaf kanun yolu benimsenmiş; ikili yargılama sisteminden üçlü yargılama sistemine geçilmiştir.

 

Bölge idare mahkemeleri istinaf merciine dönüştürülmüş; itiraz yolu ve ilk derece mahkemesi kararlarına karşı doğrudan temyiz yoluna başvurma imkanı kaldırılmıştır. Artık ilk derece mahkemeleri tarafından verilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurulmadan önce istinaf başvurusunda bulunulması zorunlu hale getirilmiştir.

 

İdare hukukunda da istinaf mahkemelerine ilişkin bu düzenleme 20 Temmuz 2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu nedenle 20 Temmuz 2016 tarihten önce verilen kararlara ilişkin kanun yollarının eski düzenlemeye tabi olacağını söyleyebilirim. Değerli konuşmacılar bu konuya da ayrıntıları ile değineceklerdir zaten.

 

Ben, idari yargıda istinaf mahkemelerini kuran 6545 Sayılı Kanun’un gerekçesini incelediğimde şunu gördüm: İdari yargı istinaf sistemi ile getirilmek istenen, itiraz ve temyizler sonucu Danıştay’ın üzerine binen iş yükünün azaltılmasıdır.

 

Gerekçede, ‘Danıştay’ın temyizen karara bağladığı iş yükünün yaklaşık yüzde seksen oranında azaltılarak içtihat mahkemesi rolünün güçlendirilmesi; bu kapsamda 2576 Sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’un ilgili bazı hükümleri de değiştirilerek bölge idare mahkemelerinin teşkilat yapısı, istinaf kanun yolu incelemesine uygun hale getirilmesi’ öngörülmüştür.

 

Gerekçede belirtilen ve hedeflenen amaca ulaşılıp ulaşılamayacağı, idari yargıda istinafla ilgili getirilen düzenlemelerin neler olduğu ve konu ile ilgili merak edilen noktalarda konuşmacılarımızın değerli bilgilerinin yol göstereceğini düşünüyorum.”

 

Oturum başkanlığını Ankara 12. İdare Dava Dairesi Başkanı Kalender Türeoğlu’ın üstendiği panele, Ankara 11. İdare Mahkemesi Başkanı Yılmaz Acar, Başkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Prof. Dr. Ali Akyıldız ve Ankara Barosu’ndan Av. Murat Kaya konuşmacı olarak katıldı.

 

Paneli, Ankara Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Çağrı Ayhan Şenel de izledi.

 

 

TARİH: 27 Aralık 2016
YER: ABEM