DUYURU

 

Ankara Barosu Mülteci Hakları Merkezi

Geri Gönderme Merkezleri Deneyim Paylaşımı Çalıştayı

  01-02 Şubat 2020, Ankara

 

ÖZET: Türkiye’de şu anda Göç İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından işletilen ve aktif olan 24 adet geri gönderme merkezi ve 2 adet geçici geri gönderme merkezi bulunmaktadır. 2019 yılının sonunda açılması planlanan geri gönderme merkezleri ile birlikte toplam kapasitenin 19.500 kişi olacağı öngörülmektedir[1]. Geri gönderme merkezlerinde tutulan yabancıların uluslararası korumaya başvurma, avukata erişim  ve adli  yardıma başvuru haklarının sağlanması; adli yardımdan atanan avukatların geri gönderme merkezlerindeki müvekkilleri ile görüşmeleri, vekalet alabilmeleri oldukça zorlu bir süreci beraberinde getirmektedir. Bu zorlu süreç, hem  geri gönderme merkezlerinde tutulan yabancıların temel haklarının ihlaline neden olmakta, hem de avukatların kendi mesleklerini icra etmelerine engel bir durum teşkil etmektedir.

İzmir, Ankara ve İstanbul gibi metropol illerde, deneyimli baroların Mülteci Hakları/İnsan Hakları Komisyonları, mülteci alanında çalışan sivil toplum kuruluşları ile işbirliği içerisinde, idari gözetim kararlarına karşı adli yardım desteği sunulması konusunda etkin sayılabilecek bir rol oynasalar bile, diğer pek çok ildeki Baronun adli yardım merkezleri, benzer hizmeti sağlamak konusunda sıkıntı yaşamaktadırlar. Bu hizmetin etkin bir şekilde sağlanamamasının en büyük nedeni; söz konusu baroların adli yardım merkezlerinin idari gözetim kararlarına ilişkin avukat görevlendirilmesinde deneyimsiz olmaları nedeniyle, hızlı bir şekilde atama yapamamaları; atanan avukatların uygulamaya ilişkin pratiklerinin olmaması nedeniyle, yapısal sorunlar karşısında alternatif geliştirememesi, örnek olarak gösterilebilir. 

 

Çalıştay Planı :

 

01 Şubat 2020 - Cumartesi

Saat

Konu

Sunumu yapacak kişi – kurum

09.30-10.00

Açılış

Av. R. Erinç Sağkan

Ankara Barosu Başkanı

 

Av. S. Onur Gelbal
Ankara Barosu Mülteci Hakları Merkezi Başkanı

 

10.00-11.00

Avukatın İdari Gözetim Altında Tutulan Yabancıya Erişmesinde ve Vekaletname Çıkarma Sürecinde Yaşadığı Sorunlar, Çözüm Önerileri

Av. Gizem Metindağ

İzmir Barosu

11.00-11.15

Ara

 

11:15-12:15

Avukata ve Adli Yardıma Erişim, Tercümana Ulaşma Konusunda Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Av. Yasemen Öztürkcan

İstanbul Barosu

12:15-13:15

İdari Gözetimde Sulh Ceza Hakimliğine Başvurunun Etkileri

Av. Emin Özler

Muğla Barosu

13:15–14:15

Yemek Arası

 

14:15-15:15

Geri Gönderme Merkezlerinde Tutulma Koşullarında Karşılaşılan Sorunlar

Av Eda Dilara Toca

İnsan Kaynağını Geliştirme Vakfı

15:15-16:15

YTS Kod Sahibi Yabancılarla İlgili Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Av. Cumali Şimşek

Gaziantep Barosu

16:15-16:30

Ara

 

16:30-17:30

Anayasa Mahkemesi Tarafından Verilen Y.T. Plot Kararının Değerlendirilmesi

Av. Ebru Beşe

Ankara Barosu

 

 

 

 

 

 

 

02 Şubat 2020 - Pazar

10:00-11:00

Uluslararası Koruma Yönünden Sınır Girişlerinde Yaşanan Sorunlar

Av. Bahtiyar Kandeğer

Van Barosu

11:00-11:15

Ara

 

11:15-12:15

Geçici Koruma Yönünden Sınır Girişlerinde Yaşanan Sorunlar

Av. Ünal Sancak

Hatay Barosu

12:15-13:15

Yemek Arası

 

13:15-14:15

YUKK’da Gerçekleşen Değişiklikler

Av. Mehtap Erdem

Mülteci - Der

14:15-14:30

Ara

 

14:30-15:30

Kanun Değişikliğine Yönelik Değerlendirmeler

Av. Veysel Eşsiz

Mülteci Hakları Merkezi

 

Çalıştay Notları:

 

1-Avukatın İdari Gözetim Altında Tutulan Yabancıya Erişmesinde ve Vekaletname Çıkarma Sürecinde Yaşadığı Sorunlar, Çözüm Önerileri  – İzmir Barosu

 

İzmir Barosu'nu temsilen Çalıştay'a katılan Av. Gizem Metindağ'ın aktarımları:

'İzmir Harmandalı Geri Gönderme Merkezinde sorunlar, Harmandalı Geri Gönderme Merkezi nizamiyesinde başlıyor. Avukatlar X ray cihazından geçmeye zorlanıyorlar. Bir avukat hakkında, aramadan geçmeden geldiği için, soruşturma açıldı. Avukatın tutanak tutmasına izin verilmiyor. Dilekçeler alınmıyor. Müvekkille görüşme yapılması için avukat görüşme formu tutuluyor. Adli yardımdan gelen avukatlardan anket doldurmalarını istiyorlar, doldurmadığı takdirde  müvekkille görüşmelerine izin verilmiyor. Yabancının göç idaresindeki fiziksel dosyasıyla avukata inceletilen dosya birbirinden farklı. Avukata verilen fiziksel dosyada mülakatla ilgili menşe ülke araştırması da dosyada yer almıyor. Zorla gönüllü geri dönüş yaptığına dair kesin emareler var. Dilekçe ibraz edildiğinde, evrak kayıt numarası verilmiyor. Uluslararası koruma başvurusu kesinlikle alınmıyor. Tutulan kişilerin uluslararası korumaya  başvuru dilekçeleri, yırtılıp atılıyor. Harmandalı Geri Gönderme Merkezi, İzmir  şehir merkezine çok uzak. Arabayla 45 dakika, toplu taşımayla da 1,5 saat sürüyor. Tutulan kişilere yönelik işkence vakaları, oldukça sık yaşanıyor. Merkezde tutulan Afrikalılar, nefret söylemine maruz kalıyor. Tutulan kişiler tecrit odalarında tutuluyorlar. Genel olarak fiziki koşullar yetersiz. Bu yaşananlarla ilgili gerçekleştirilen şikayetler hakkında, takipsizlik kararı veriliyor. Adli yardımdan avukat atanan yabancılar, başka geri gönderme merkezlerine sevk ediliyor; adli yardım hizmetlerinden faydalanmalarının önü kesiliyor. İzmir 28. Noteri ve Menemen 1. Noteri dışında geri gönderme merkezine giden başka noter  yok.  Menemen 3. Noteri de iş yoğunluğuna göre destek veriyor. 

 

YUKK 75. Maddesinde düzenlenen avukatın mülakatta bulunma talebi doğrudan reddedilmiyor, ancak değiştirilen mülakat tarihleri avukata bildirilmiyor. Avukatlara görüşme odası tahsis edilmemesi ile ilgili “oda sayısı az, diğer odalar hali hazırda avukatlar tarafından kullanılıyor” gibi bahaneler uyduruluyor. Müvekkillerin kendi dosyaları, kendilerine gösterilmiyor. Vekaletname sunulması konusunda, yargıda birlik yok. Bazı idare mahkemelerinde, görevlendirme ve muvafakatname kabul edilirken, İzmir idare mahkemesinde hala vekaletname isteniyor. HMK 77/1’de düzenlenen Vekâletnamesiz dava açılması ve işlem yapılması kuralının bile uygulanmadığı durumlar oluyor. İzmir Göç İdaresi Müdürlüğüne göre, İzmir, Adana ve Mersindeki geri gönderme merkezlerinde insan ticareti mağdurlarını tespit edilmesi için çalışmalar yapılıyor. İzmir geri gönderme merkezine atanacak müdürün insan ticaretinden sorumlu uzman olacağı da söyleniyor.  Ancak şu ana kadar insan ticareti mağduru olarak tespit edilen kişilerin zorla gönüllü geri dönüş belgesi imzalatıldığı durumlarla oldukça sık karşılaşılmış. İnsan ticareti mağdurlarına ayrıca bir mülakat yapılmıyor.'

 

2-Avukata ve Adli Yardıma Erişim, Tercümana Ulaşma Konusunda Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri –İstanbul Barosu

İstanbul Barosu'nu temsilen Çalıştay'a katılan Av. Yasemen Ozturkcan'in  aktarımları:

'İstanbul'daki Geri Gönderme Merkezleri özelinde Adli Yardım atamasında en büyük sorun, ivedi atamanın zor yapılması ve  merkezlerin şehir merkezine uzakta oluşu. Adli yardım bürolarının da avukata erişimi zor. Çoğu avukat geri gönderme merkezi dosyalarını almak istemiyor. İstanbul’da geri gönderme merkezi atamalarında, normalde istenen gerekli evraklar istenmiyor. Ekim-Ocak 2019 arası 525 atama yapılmış, özellikle geçici koruma altındaki kişilerin, veri güncellemesi sürecinden sonra atama sayıları, oldukça artmıştır. İdari başvurularda ise, kanunda öngörülen süre içerisinde cevap verilmiyor. Toplantılarda bu sorunlar İl Göç İdaresine bildiriliyor. İstanbul İnsan Hakları Merkezi, geri gönderme merkezlerine düzenli olarak ziyaret düzenliyor; ancak yabancı ile görüştürülmüyor ve fotoğraf çekilmesine izin verilmiyor. Bu kadar yoğun atamalarla birlikte, yerinden izleme rapor tutma, bilgi paylaşılmasına rağmen, merkezlerde tutulan yabancılar, adli yardım hizmetleriyle ilgili yeterli bilgi sahibi değil. Bilgi sahibi olsalar da, adli yardım talepleri merkez çalışanlarınca baroya iletilmiyor. Tutulan yabancılar, adli yardımdan atanan avukatlara güvenmiyor, kendi aralarında adli yardım avukatlarının genç ve deneyimsiz olduğuna dair yaygın bir inanış var.

Erzurum Geri Gönderme Merkezinde tutulan yabancılara, adli yardım hakkı olduğuna dair bilgilendirme yapıldığına dair müvekkilden bilgi aldık.

Tutulan kişiler okuma yazma bilmediği için, telefon hakları olsa bile adli yardım merkezine ulaşamıyorlar. İzmir Geri Gönderme Merkezi personeli “adli yardıma başvurursan seni sınır dışı ederim” gibi tehditler yöneltiyor. Kişiler de dava açmaktan imtina ediyor.  Transeksüel yabancılar, geri gönderme merkezlerinde tutulmayıp, idari gözetimleri karakolda devam ediyor. Ancak karakolda da, adli yardıma başvuru haklarının olduğu kendilerine belirtilmiyor.

Adli yardımdan avukat ataması yapılsa bile, ankesörlü telefon kullanımının kısıtlı olması oldukça büyük bir sorun. Zira atanan adli yardım avukatı görevini ihmal ediyorsa, müvekkil tarafından bunu bildirebileceği, şikayet edeceği düzgün bir sistem bile yok. Kişilerin hakları, kendi dillerinde açıklanmıyor.

Geri gönderme merkezlerinde dışarıdan getirilen tercümanlara memur muamelesi yapılıyor. Memurlar, dışarıdan gelen tercümanlara müvekkilin işiyle alakası olmayan başka işler de yaptırmak istiyorlar. Merkezlerin içerisinde projelerle çalışan tercümanlar düzgün çeviri yapmıyor. Hak ihlalleri ile müvekkilin verdiği bilgileri, çeviri aşamasında gizliyorlar.

Çözüm önerisi:

Sivil toplum örgütlerinin tutulan kişilere, adli yardım hakları ile bilgilendirme yapılmasının önü açılmalı. İstanbul’da adli yardımdan atama yapılan yabancılar, İstanbuldaki merkezler arasında sürekli yer değiştiriliyor. Bazen geri gönderme merkezlerinde çalışan memurlar, adli yardım bilgilendirmesi yapmak yerine, özel avukat öneriyor. Bunun önüne geçilmesi için, tutulan kişilerin adli yardım merkezlerine erişimlerinin kolaylaştırılması gerekiyor.

Merkezlerde çalışan tercümanların kapasitelerinin artırılması gerekiyor. Çünkü mevcut tercümanlar, mülteci konusuyla ilgili yeterli duyarlılığa sahip kişiler değil.'

 

3- İdari Gözetimde Sulh Ceza Hakimliğine Başvurunun Etkileri - Muğla Barosu

Mugla Barosu'nu temsilen Çalıştay'a katılan Av. Emin Özler’in aktarımları:

'Muğla Geri Gönderme Merkezi, Kula ilçesindeki eski bir cezaevi. Yabancı Terörist Savaşçı (YTS)  olarak kodlanmış kişiler, hızlı bir şekilde zorla gönüllü geri dönüş formu imzalatılıp sınır dışı ediliyor. Bu kişilerin avukatı olsa dahi, dönüş işlemleri tamamlandıktan sonra, kişilerin dosyaları avukatlara gösterilmiyor. Sulh Ceza Hakimliğine başvuruncaya kadar, bu şekilde sınır dışı edilen pek çok dosya var. Geri Gönderme Merkezi,  uzun bir süre vekaletname yerine baro  görevlendirme belgesi kabul etmedi. Bu yüzden kimliği veya pasaportu olmayan kişilerle avukatların görüşmesi imkansızlaştırıldı. Muğla’daki noterler, kimlik olmadığı sürece vekalet işlemlerini gerçekleştirmiyor. Noterler, sınır dışı kararındaki bilgiler üzerinden vekalet çıkarmayı reddediyor. Vekalet için noterlerin aldığı ücret 600,00.-TL’den az olmadığı için, tutulan kişilerin kimliği olsa dahi vekalet çıkaramıyorlar. Kula’daki noter, geri gönderme merkezine yakın olduğu için mobilizasyonu sorun olmuyor.

Geri Gönderme Merkezinde çalışan tercüman sözlü çeviri konusunda yetersiz. Eğer özel tercüman getirilecekse, yeminli tercüman olmadığı sürece içeri alınmıyor. Noterlik işlemleri için getirilen tercüman, aynı zamanda avukat görüşmelerinde de kullanılarak çözüm bulundu.  Geri Gönderme Merkezi ile baro arasında ilişkiler iyi gidiyor. Koordinasyon toplantıları yapmaya başladık. İleriki zamanlarda olumlu sonuçlar alacağımızı düşünüyoruz. Geri Gönderme Merkezinde tutulan kişilerin adli yardım talepleri, geri gönderme merkezi çalışanlarınca, baroya iletilmiyor. Muğla’daki sivil toplum merkezlerinin ihbarları üzerine, avukat ataması yapıyoruz. Tutulan kişilerin fiziksel dosyası, adli yardım avukatları ile paylaşılıyor. Baro ile geri gönderme merkezi  arasında, yazılı olmayan bir adli yardım süreci var. Tutulan kişilere sağlanan telefonla görüşme hakkı ile kişiler sivil toplum örgütlerine ulaşıyor, sivil toplum örgütlerinin de ihbarı üzerine, baro avukat ataması yapıyor. Ancak buna rağmen, Geri Gönderme Merkezinde sivil toplum kuruluşlarının müdahalesinden rahatsız olan memurlar var. Merkezlerde, mülakatlar uzman kişiler tarafından yapılmıyor. Genelde polis memuru tarafından gerçekleştiriliyor ve buna rağmen olumsuz mülakat kararına karşı açtığımız davaların hepsi reddedildi.

Çözüm önerileri: Sulh Ceza Hakimleri, çoğunlukla hiçbir karar vermiyor başvuru ile ilgili, şu ana kadar verdiği kararların da hepsi olumsuz. Sulh Ceza Hakimlerinin mülteci hukukuyla ilgili bilgi eksiklikleri olduğu kesin. Atanan avukatlar dosya ile ilgili bilgi verseler dahi, henüz olumlu bir karar almayı başaramadık. Adalet Akademisi'nin Sulh Ceza Hakimlerine ayrıca eğitim vermesi gerektiğini düşünüyoruz.' 

 

4- Geri Gönderme Merkezlerinde Tutulma Koşullarında Karşılaşılan Sorunlar - İnsan Kaynağını Geliştirme Vakfı

İnsan Kaynağını Geliştirme Vakfı'nı temsilen Çalıştay'a katılan Eda Dilara Toca’nın aktarımları:

'İstanbul Valiliği'nin 7 Ağustos 2019 tarihli “yeni kayıt yapmayacağız” açıklamasından sonra, yol izinli olarak İstanbul’da olan kişiler dahi, haksız bir şekilde gözetim altında tutulmaları söz konusu oldu. Kayıt olmayan Suriyeliler, Tuzla’da bulunan konteyner kent olarak bahsedilen bir alanda tutuluyor.

Pendik'teki tutulma alanında, tutulan kişiler tebliğ-tebellüğ tutanağı ile salıveriliyorlar. Sınır dışı işlemleri yapılamıyor. Adli yardımdan atanan avukatların, Pendik’te tutulan kişilerin dosyalarına erişimine izin verilmiyor. Görevli olan polisler, adli yardımdan atanan avukatlara karşı kötü bir tutum sergiliyorlar. İstanbul’da geri gönderme merkezlerinin sayılarının artması ile birlikte, karakolda tutulmalarının sayısı azaldı. Böylelikle kişilerin, uzun süreli barınmaya uygun yerlerde tutulmaları, olumlu bir gelişmedir.

Geri gönderme merkezlerinde tutulan kişilerin fiziki dosyaları, farklı ilçelerdeki geri gönderme merkezlerinde ve il göç idarelerinde. Bu durum, tutulan kişilerin fiziksel dosyalarını incelemelerine engel olan bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır.

Geri gönderme merkezlerinde tutulan, sağlık problemi olan kişilere, merkez içerisinde ayakta tıbbi müdahale yapılsa da, hastaneye erişimleri kesinlikle sağlanmıyor. Merkezlerde boş şiltelerde kalınıyor; çarşaf, yorgan ve kılıf sağlanmıyor. Kamu sağlığını tehdit nedeniyle tutulan yabancıların, sağlık haklarına erişimleri yok. Sulh Ceza Hakimlikleri ile geri gönderme merkezleri arasındaki mesafenin oldukça fazla olması sebebiyle, aynı gün sulh ceza mahkemesine başvuru yapılamıyor.  Yabancı dosyalarındaki her türlü evrak, avukata gösterilmiyor. Bununla ilgili olarak atanan avukatlar, fiziksel dosyayı  numaralandırıp tutanak altına alırsa, daha sonra evraktan eksilme gerçekleştirilemez.

Merkezlerde tutulan yabancıya, avukat atanınca, İl Göç İdaresindeki dosyasından evrak eksiltiliyor. Avukat geri gönderme merkezinden, İl Göç İdaresi Müdürlüğüne geçene kadar, müdürlükteki dosyada kamu güvenliği ile ilgili bilgileri saklanıyor. Tutulan kişinin tutulduğu yer ile, dosyasının farklı yerlerde olması, atanan avukat, dosyaya erişinceye kadar bilgi saklamak için zaman kazanılmasını sağlıyor. ASAM/HRDF gibi kurumların tercümanlarının isim listesi, Il Göç idaresi Müdürlüğü ile paylaşılıyor. Bu sivil toplum kuruluşlarının tercümanları aracılığı ile tutulan kişilerle görüşme yapılabiliyor.

Geri gönderme merkezlerinde, avukat görüşme odalarında sabit hat kurulmamış. Görüşme odasına sabit hat kurulsa bile, avukat geldiğinde sabit hatlar çıkartılıyor. Avukatın bu sabit hatları kullanmasına engel olunuyor.  Sınır dışı kararı verilen kişiler hakkında, kararı verilen kişinin idari gözetim altına alınıp alınmamasına o anki idari gözetim kapasitesine göre karar veriliyor. İdari gözetim altına alma ile ilgili, kanunun öngördüğü kıstaslar göz ardı ediliyor.

Karakol tutulmaları çok uzun sürüyor, 48 saat içinde geri gönderme merkezine sevk edilmiyor. Karakolda tutulan kişilere verilen yiyeceklerle ilgili herhangi bir kaynak yok. Polis memurları kendi inisiyatifleri ile kendi ceplerinden yemek ısmarlayabiliyor. Öncüpınar ilçesindeki alan geri gönderme merkezi olarak kullanılıyor. Burada tutulan kişilere zorla gönüllü geri dönüş formu imzalatılıyor. Ancak Öncüpınar’daki bina, kayıt merkezi olarak geçiyor.

İstanbul Göç İdaresi Müdürlüğü, HIV pozitif yabancıları,  tedavi sürecinde olduklarına dair rapor sunulması durumunda, sınır dışı etmiyor. Tedavisi devam eden kişilerin, muhakkak tedavi ile ilgili rapor ve epikriz belgelerini yanlarında bulundurmaları gerekiyor. Ancak HİV pozitifler, seks işçisi oldukları ön kabulüyle idari gözetim altına alınmışsa, rapor sunsalar dahi sınır dışı ediliyorlar.

Geri gönderme merkezinde tutulan kişiye avukat atanmışsa veya hakkında alınmış olan idari karara karşı iptal davası açılmışsa, zorla gönüllü geri dönüş yapmaları için, büyük bir baskı oluşturuluyor. Uluslararası koruma başvuruları, geri gönderme merkezlerinde alınmıyor.

Geri gönderme merkezi personeli ile ilgili yapılan şikayetlerden hiçbiri için soruşturma izni çıkmıyor. Hepsi takipsiz bırakılıyor. Hak ihlalleri ve tutulma koşullarıyla ilgili adli mercilere şikayet, etkin bir başvuru yolu değil.

Geri gönderme merkezleri kapasitelerinin üstünde çalışıyor. Yabancılar koridorda yatıyor, çocuklar için alanlarda aileler kalıyor. Geri gönderme merkezleri içinde bulunan kantinlerde fiyatlar iki kat daha fazla. Psikososyal destek verilmiyor.

Bulaşıcı hastalıkla ilgili araştırma yapılmıyor, tedaviye erişim yok. Hepatit hastaları için, yeterli beslenme sağlanmıyor. Hasta olan kişilere, gönüllü geri dönüş formu imzaladıkları takdirde tedaviye erişim sağlanacağı belirtiliyor.

Çözüm Önerileri: Geri gönderme merkezlerine  düzenli aralıklarla sağlık taraması yapılması gerekli. Hasta olduğu tespit edilen kişilerin tam teşekküllü devlet hastanelerine yönlendirmeleri ile ilgili tedbirler alınması gerekli. Geri gönderme merkezlerinin kapasitelerinin üstünde çalışmaması gerekiyor. Ne kadar tedbir alınırsa alınsın, kapasitelerinden daha fazla çalıştıkları zaman bu alınan tedbirlerin bir önemi kalmıyor.

5- Yabancı Terörist Savaşçı (YDS) Kodu  Kod Sahibi Yabancılarla İlgili Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri - Gaziantep Barosu

Gaziantep Barosu'nu temsilen Çalıştay'a katılan Av. Cumali Şimşek’in aktarımları:

'Gaziantep Geri Gönderme Merkezi, Gaziantep Baro Başkanı ve Baronun Göç İltica Komisyonu'nu kabul ediyor. Gaziantep Geri Gönderme Merkezi'nde avukatlar, güvenlik görevlisi olmaksızın müvekkille görüşebiliyor. Avukatlar vekalet ibraz etmeden bile, dosya incelemesi yapabiliyorlar. Adli yardım avukatlarına eksik dosya verilmiyor ayrıca incelenilen dosya numaralandırılıyor. Gaziantep Barosu ile Geri Gönderme Merkezi'nin kurumsal iletişimi bir hayli güçlü. Bu sayede avukatların yaşadığı sorunlarla ilgili olarak, altı ayda bir yapılan toplantılarla Geri Gönderme Merkezi  müdürlüğüne iletiliyor.  Kurulan iyi ilişkiler sayesinde mesai saatlerinden sonra bile avukatlar Geri Gönderme Merkezi'ne gidip müvekkilleri ile görüşebiliyorlar.

Gaziantep Geri Gönderme Merkezi'nden sınır dışı edilen kişilere, neden sınır dışı edildiği dikkat edilmeksizin, 5 yıl giriş yasağını ihtiva eden 0-100 tahdit kodu koyuluyor. Giriş yasağı koyulup koyulmamasının gerekliliği ile ilgili değerlendirme yapılmıyor. Gönüllü geri dönüş yapanlar hakkında bile, giriş yasağı koyuluyor. Terke davet edilip de süresi içerisinde çıkanlar hakkında, giriş yasağı alınmıyor, ancak ülkeye kaçak girişten dolayı idari para cezası veriliyor  Giriş yasağı koyulan kişilerle ilgili, giriş yasağı koyulma gerekçesi, avukatlara ve kişilere açıklanmıyor. Genel Müdürlük YTS koduyla sınır dışı edilenlerle ilgili, 10 yıla kadar giriş yasağı koyabiliyor.

Genel olarak kodları şöyle sıralamak mümkün:

A kodları:                  Hakkında mahkeme kararı olan yabancılar.

G kodları:                  Ülkeye giriş yasağı olan yabancılar

N Kodları:                 İstizanlı vizeye tabi kişiler.

Y ve H Kodları:        İnterpol tarafından aranan kişiler.

O Kodları:                 Yurda giriş yasağı.

V Kodlari:                 İl Göç İdaresi Müdürlükleri tarafından verilen kodlar.

Bununla Birlikte:

 V-69 :            İkamet izni iptal edilenler.

 V-71:             Adreste bulunamayanlar.

 V-87 :            Gönüllü geri dönüş yapanlar.

 V-87:             Çalışma izni iptal edilen yabancılar.

 V-141:Girişi Bakanlık iznine tabi olan yabancılar.

 V-92:             Mükerrer olarak kayıt olan yabancılar.

 G-87 : Genel güvenlik açısından tehlike arz edilen yabancılar.

 Ç-113: Yasadışı giriş-çıkış yapanlar.

 Ç-114 : Haklarında adli işlem yapılan yabancılar.

 Ç-115: Cezaevinden tahliye olan yabancılar.

 Ç-116:Genel ahlak ve kamu sağlığını tehlikeye atan yabancılar.

 Ç-118: İkamet izni iptal edilenler.

 Ç-119: İdari para cezası verilen yabancılar.

 Ç-137:Terke davet edilen yabancılar.

 Ç-138: İnad yolcu.

 N-99: İnterpol kodu.

 O-100:Semti meçhul - yurda giriş yasaklı sığınmacı.

 N-82: İstihzan kodu.

 

Göç İdaresi Genel Müdürlüğü tarafindan verilen tahdit kodlarını şöyle sıralamak mümkün:

İnterpol tarafından aranan kişiler.

 

  • Genel güvenlik - Milli güvenlik nedeniyle sakıncalı bulunan yabancılar.
  • Milli istihbarat - Jandarma ve Emniyet İstihbarat Daireleri tarafından tespit edilen yabancılar.
  • Yabancı istihbarat teşkilatlarına mensup olduğu tespit edilen yabancılar.
  • Türkiye’de bulundukları sürede muhalif eylemlere katıldığı tespit edilen yabancılar.

 

Suriyeliler hakkında, mahkeme kararı olmadan çıkış yasağı konulabiliyor. Adli kontrol nedeniyle verilen ülkeden çıkış yasağından farklı olarak, serbest dolaşım hakkının yönetmelikle kısıtlanması durumu söz konusu. Gaziantep Göç İdaresi İl Müdürlüğü, bunu AB ülkelerinden vize almak için Türkiye’ye giriş yaptığı tespit edilen kişilere uyguladığını söylüyor.

Çözüm önerileri: Serbest dolaşım haklarını engelleyen, ülkeden sınır dışı edilmelerine neden olan ve uzun süreli olarak ülkeye giriş yasağı alınan yabancılarla ilgili söz konusu kodların kaldırılması için idare mahkemesinde dava açılması gerek. Genel Müdürlük ve Valiliğin verdiği kodlarla ilgili olarak, farklı idare mahkemeleri yetkili. Bahsi geçen kod, Genel Müdürlük tarafından verilen kodlardan biri ise, davanın Ankara İdare Mahkemesi'nde açılması gerek. Sınır dışı kararlarında tek başına dava açmak yürütmeyi durdursa da, tahdit kodları için aynı düzenleme söz konusu değil. O yüzden dava açılırken, aynı zamanda yürütmenin durdurulması da talep edilmesi gerekiyor.'

 

6-Anayasa Mahkemesi'nin Y.T Pilot Kararı - Ankara Barosu

Ankara Barosu'nu temsilen Çalıştay'a katılan Av.Ebru Beşe’nin  aktarımları:

' Y.T. , Rusya Federasyonu Kabardey-Balkar Özerk Cumhuriyeti vatandaşı olup, yasal yollarla Türkiye’ye giriş yapmış; daha sonra bir Türk vatandaşı ile evlenmiş ve 4 çocuğu bulunmaktadır. 2016 yılında, rutin bir araç kontrolü sırasında, G-87 tahdit kodu (yurda giriş yasağı) olduğu anlaşılmış; hakkında 30.09.2016 tarihinde Yalova Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü'nce, sınır dışı ve idari gözetim kararı alınmıştır. Başvurucu, 31.10.2016 tarihinde Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunmuştur.

İlgili öncelikle, Bursa İdare Mahkemesi nezdinde, 31.10.2016 tarihinde sınır dışı kararının iptalini talep etmiş ise de; 676 Sayılı KHK ile değişik 6458 Sayılı Kanunu'nun 54/1-d maddesi uyarınca, İdare Mahkemesi nezdinde bu davanın açılması, Y.T. hakkındaki sınırdışı kararının uygulanmasını engellemeyeceğinden, ilgili aynı tarihte Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yaparak, tedbir kararı verilmesini de talep etmek zorunda kalmıştır. Aynı tarihte, ilgili hakkında sınırdışı işleminin tedbiren durdurulmasına karar verilmiştir. Y.T. tedbir talebinin gerekçesi olarak Kabardey-Balkar Bölgesinde Rusya Federasyonu tarafından sistematik asimilasyon politikaları yürütüldüğünü; direnen halka işkence ve kötü muamele yapıldığını; sınır dışı edilmesi halinde, muhalif olduğu için işkence göreceğini hatta infaz edilebileceğini belirtmiştir.

Y.T kararından sonra, bireysel başvurusu bekletilen dosyalarda 1545 bireysel başvuru için incelemelere başladı ve YUKK 54/ b-d ve k’ye göre sınır dışı kararı verilen dosyalarla ilgili idare mahkemelerine maktu bilgi belge talebi göndermeye başladı.

Anayasa Mahkemesi, sınır dışı edilmesine ilişkin karara karşı açacakları dava sonucu beklenmeden, sınır dışı kararının uygulanmasını düzenleyen kanun değişikliğinin uygulanmasının durdurulması için, hem bakanlıklara hem de Meclis’e yazı yazdı.

AYM, kötü muameleye maruz kalma riski bulunan ülkeye sınır dışı edilme kararına karşı başvurulabilecek etkili bir yargı yolu bulunmaması nedeniyle, etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine dair iddianın ciddi olduğunu değerlendirerek, tedbir talebinin kabulüne ve sınırdışı işleminin durdurulmasına karar verdi.

AYM daha sonra benzer nedenlerle yapılan bireysel başvuruların çokluğunu dikkate alarak Y.T davasında pilot karar verdi.

Kararda, Y.T’nin idare mahkemesinde görülen davanın pratikte başarı şansı sunmadığı için, etkili bir başvuru yolu olmaktan çıktığı yönündeki iddialarının asılsız olmadığı belirtilerek, “Başvurucunun idare mahkemesinde görülen davasını sınır dışı edilme riski bulunmaksızın takip edebilme olanağı yoktur. Bu durum, güvencelerin idare mahkemesinde görülen davada karşılanma olanağının bulunmadığını açıkça ortaya koymuştur” dendi.

Pilot kararda, ortaya çıkan hak ihlalinin, idare mahkemesinin uygulamasından veya kanunun yanlış yorumlanmasından değil 6458 Sayılı YUKK’taki değişikliğin neden olduğu belirtildi. Diğer taraftan bu karar, esasen Olağanüstü Hal döneminde Kanun Hükmünde Kararname ile yapılan bir değişikliğin, kanunlaşmasını takiben Anayasa Mahkemesince yapılan ilk denetim olma niteliğine de haiz. Hem 6458 Sayılı Kanun'da yapılan değişikliklere etki etmesi hem de sınır dışı kararına karşı açılan davanın, etkili bir başvuru yolu olmasını temin açısından da isabetli bir karar olmuştur.' 

 

  1. Gün

 

1-Uluslararası Koruma Yönünden Sınır Girişlerinde Yaşanan Sorunlar - Van Barosu

Van Barosu'nu temsilen Çalıştay'a katılan Av. Bahtiyar Kandeger'in aktarımları:

'Bangladeş’ten, İran’dan ve Pakistan’dan gelen mülteciler Van sınırını çok kullanıyor. İran hükümeti, 1.5 milyon nüfusa ulaşan mültecileri istemediği ve kayıtlarını da yapmadığı için, onları gönüllü olarak, servislerle Türkiye sınırına kadar getiriyor.

Van’ın Başkale İlçesi İran’la en uzun sınır sahanlığını paylaşması sebebiyle İran’dan gelen sığınmacıların en fazla geçtiği noktalardan biridir. Başkale’ye bağlı sınır köyleri olan  Eşmepınar, Kaşkol ve Böğrüpek’in dağlık, kırsal ve soğuk olması sebebiyle, Türkiye’ye geçişler sırasında donma vakaları sıkça yaşanmaktadır.

Van’da iki geri gönderme merkezi olmasına rağmen, gözaltına alınan mülteciler 2-3 aya varan sürelerde karakolda tutulmakta. Sanki suçlularmış gibi, kişisel eşyalarına el konulabiliyor. Daha çok tek başına seyahat eden erkekler, geri gönderme merkezine alınıyor. Çocuklar ve kadınlar, kayıtları alınıp bırakılıyorlar. Büyük bir mülteci nüfusu var, kendilerine koruma sağlanmıyor ve kayıtsız, kimliksiz bir şekilde serbest bırakılıyorlar.

Türkiye’ye gelen mülteciler, genelde kimliksiz bir şekilde geliyorlar. Türkiye’ye geldiklerinde de, uluslararası koruma prosedürü işletilmiyor ve uluslararası koruma başvuru sahibi statüsü alamıyorlar.

Göçmen kaçakçılığının engellenmesi için, Van Emniyet İl Müdürlüğü'nde ayrı bir birim oluşturuldu.

Mültecilere başka bir ile kayıt olmaları gerektiği söylendiğinde yol izni verilmediği için, bu kişiler kaydolacakları şehre gidemiyorlar.'

 

2-Geçici Koruma Yönünden Sınır Girişlerinde Yaşanan Sorunlar - Hatay Barosu

Hatay Barosu'nu temsilen Çalıştay'a katılan Ünal Sancak’ın aktarımları:

'Antakya’nın Reyhanlı, Altınözü, Yayladağ ilçelerinden kaçak girişler oluyor. Bütün sınır hatları 4 km'lik duvarlarla çevrelenmiştir. Geri gönderme merkezinde tutanaklar, farklı farklı yerlerde ve tam okutulmadan imzalatılıyor. Bazen sulh ceza mahkemesi kararıyla kişi serbest bırakılsa da, kişi yine de kollukça gözetim altına alınabiliyor. Kişiye ulaşmak çok zor olabiliyor. Sınır dışı işlemleri genelde hafta sonuna denk getiriliyor ve avukat ataması, itiraz gibi yollar için başvuru imkânı kalmıyor.'

 

3-Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununda Gerçekleştirilen Değişiklikler ve Değerlendirmeler - Mültecilerle Dayanışma Derneği ve Mülteci Hakları Derneği

 Mültecilerle Dayanışma Derneği ile Mülteci Hakları Derneği'ni temsilen Çalıştay'a katılan Mehtap Erdem ve Veysel Eşsiz’in aktarımları:

 

' Türkiye’ye girişlerine izin verilmeyecek yabancılar

MADDE 7 – (1) Aşağıdaki yabancılar, Türkiye’ye girişlerine izin verilmeyerek geri çevrilir:

  1. a) Pasaportu, pasaport yerine geçen belgesi, vizesi veya ikamet ya da çalışma izni olmayanlar ile bu belgeleri veya izinleri hileli yollarla edindiği veya sahte olduğu anlaşılanlar
  2. b) Vize, vize muafiyeti veya ikamet izin süresinin bitiminden itibaren en az altmış gün süreli pasaport veya pasaport yerine geçen belgesi olmayanlar
  3. c) 15 inci maddenin ikinci fıkrası saklı kalmak kaydıyla, vize muafiyeti kapsamında olsalar dahi, 15 inci maddenin birinci fıkrasında sayılan yabancılar

(2) Bu maddeyle ilgili olarak yapılan işlemler, geri çevrilen yabancılara tebliğ edilir. Tebligatta, yabancıların karara karşı itiraz haklarını etkin şekilde nasıl kullanabilecekleri ve bu süreçteki diğer yasal hak ve yükümlülükleri de yer alır.

 

Değişiklik:

  • YUKK Madde 7’ye 3. Fıkra olarak “Bu madde kapsamındaki yabancılar, işlemleri sonuçlanıncaya kadar sınır kapılarında kendileri için belirlenen alanlarda bekletilir.” eklendi.
  • “İşlemler sonuçlanıncaya kadar” ifadesi, herhangi bir zaman kısıtlaması öngörülmemiştir. Bekletilecek yer ile ilgili herhangi bir standart belirlenmemiştir.

 

MADDE 9 – (1) Genel Müdürlük, gerektiğinde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşlerini alarak, Türkiye dışında olup da kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından Türkiye’ye girmesinde sakınca görülen yabancıların ülkeye girişini yasaklayabilir.

(2) Türkiye’den sınır dışı edilen yabancıların Türkiye’ye girişi, Genel Müdürlük veya valilikler tarafından yasaklanır.

(3) Türkiye’ye giriş yasağının süresi en fazla beş yıldır. Ancak, kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından ciddi tehdit bulunması hâlinde bu süre Genel Müdürlükçe en fazla on yıl daha artırılabilir.

(4) Vize veya ikamet izni süresi sona eren ve bu durumları yetkili makamlarca tespit edilmeden önce Türkiye dışına çıkmak için valiliklere başvuruda bulunup hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancıların Türkiye’ye giriş yasağı süresi bir yılı geçemez.

(5) 56 ncı madde uyarınca Türkiye’yi terke davet edilenlerden, süresi içinde ülkeyi terk edenler hakkında giriş yasağı kararı alınmayabilir.

(6) Genel Müdürlük, giriş yasağını kaldırabilir veya giriş yasağı saklı kalmak kaydıyla yabancının belirli bir süre için Türkiye’ye girişine izin verebilir.

(7) Kamu düzeni veya kamu güvenliği sebebiyle bazı yabancıların ülkeye kabulü Genel Müdürlükçe ön izin şartına bağlanabilir.

 

Değişiklik:

  • “Türkiye’ye giriş yasağı” başlıklı 9. maddesinin birinci fıkrasındaki “Türkiye dışında olup da” ifadesi çıkarılmıştır. Türkiye’de bulunan bir kişiye ülkeye giriş yasağı konulması mantıksız olarak gözükse de sınır dışı işlemleri sırasında kişi henüz Türkiye sınırları içindeyken, giriş yasağı konulabilecek şekilde yorumlanabilir şekilde yorumlanmasının önünü açmıştır.Ülke içinde bulunmasına rağmen ülkeye giriş yasağı koyulan bir yabancının nasıl bir idari işleme tabi tutulacağı muallakta kalmıştır. 

 

  • Daha önce 4. Fıkrada düzenlenen “yabancıların Türkiye’ye giriş yasağı süresi bir yılı geçemez.” sınırı kaldırılmıştır.

 

İnsani ikamet izni

MADDE 46 – (1) Aşağıda belirtilen hâllerde, diğer ikamet izinlerinin verilmesindeki

şartlar aranmadan, Bakanlığın onayı alınmak ve en fazla birer yıllık sürelerle olmak kaydıyla, valiliklerce insani ikamet izni verilebilir ve bu izinler uzatılabilir.

 

Sınır dışı etme kararı

MADDE 53 – (1) Sınır dışı etme kararı, Genel Müdürlüğün talimatı üzerine veya resen valiliklerce alınır.

(2) Karar, gerekçeleriyle birlikte hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir. Hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancı, bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa kendisi veya yasal temsilcisi, kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir.

(3) Yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı, sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde idare mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvuran kişi, sınır dışı etme kararını veren makama da başvurusunu bildirir. Mahkemeye yapılan başvurular on beş gün içinde sonuçlandırılır. Mahkemenin bu konuda vermiş olduğu karar kesindir. Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde 54 üncü maddenin birinci fıkrasının (b), (d) ve (k) bentleri ile ikinci fıkrası kapsamındakiler hariç, yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez.

 

Değişiklik:

  • YUKK Madde 53 (3) birinci cümlede “Yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı, sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde idare mahkemesine başvurabilir” şeklindeki ibarede yer alan onbeş günlük itiraz süresi, yedi gün olarak değiştirilmiştir. Sınır dışı kararlarına karşı 15 günlük itiraz süresi bile yetersiz iken, bu sürenin 7 güne düşürülmesi uygulamada hem mülteciler açısından hem de avukarları açısından sakıncalar doğuracağı kesindir. Halihazırda sınır dışı kararını tebliğ alan yabancının bu kararın içeriğini anlayıp, avukat aracılığı ile dava açması için 15 günlük süre çok kısıtlı iken bu düzenleme ile birlikte süresi içinde dava açmak neredeyse imkansız hale gelmiştir. Söz konusu düzenleme avukatın menşe ülke araştırması yapması, idari gözetim altında tutulan müvekkiliyle görüşmesi, adli yardımdan atanması süreçlerini oldukça sıkıntıya sokmuştur.
  • 6458 Sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun Madde 53 (3)’de yer alan “Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde 54 üncü maddenin birinci fıkrasının (b), (d) ve (k) bentleri ile ikinci fıkrası kapsamındakiler hariç, yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez.” şeklindeki son cümlesinden “54 üncü maddenin birinci fıkrasının (b), (d) ve (k) bentleri ile ikinci fıkrası kapsamındakiler hariç” ibaresi çıkarılmaktadır.
  • Anayasa Mahkemesi’nin 30 Mayıs 2019 tarihli ve 2016/22418 Sayılı pilot kararının sonucu olarak düzenleme kanundan çıkarılmıştır. Pilot kararda da belirtildiği gibi geri göndermeme ilkesine aykırı olan ve AİHS’teki etkili başvuru hakkının engellenmesi açısından ihlallere sebep olan 676 sy KHK ile getirilen bu düzenlemenin kaldırılması olumludur.

 

MADDE 54 – (1) Aşağıda sayılan yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınır:

  1. a) 5237 sayılı Kanunun 59 uncu maddesi kapsamında sınır dışı edilmesi gerektiği değerlendirilenler
  2. b) Terör örgütü yöneticisi, üyesi, destekleyicisi veya çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi,üyesi veya destekleyicisi olanlar
  3. c) Türkiye’ye giriş, vize ve ikamet izinleri için yapılan işlemlerde gerçek dışı bilgi ve sahte belge kullananlar

ç) Türkiye’de bulunduğu süre zarfında geçimini meşru olmayan yollardan sağlayanlar

  1. d) Kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar
  2. e) Vize veya vize muafiyeti süresini on günden fazla aşanlar veya vizesi iptal edilenler
  3. f) İkamet izinleri iptal edilenler
  4. g) İkamet izni bulunup da süresinin sona ermesinden itibaren kabul edilebilir gerekçesi olmadan ikamet izni süresini on günden fazla ihlal edenler

ğ) Çalışma izni olmadan çalıştığı tespit edilenler

  1. h) Türkiye’ye yasal giriş veya Türkiye’den yasal çıkış hükümlerini ihlal edenler

ı) Hakkında Türkiye’ye giriş yasağı bulunmasına rağmen Türkiye’ye geldiği tespit edilenler

  1. i) Uluslararası koruma başvurusu reddedilen, uluslararası korumadan hariçte tutulan, başvurusu kabul edilemez olarak değerlendirilen, başvurusunu geri çeken, başvurusu geri çekilmiş sayılan, uluslararası koruma statüleri sona eren veya iptal edilenlerden haklarında verilen son karardan sonra bu Kanunun diğer hükümlerine göre Türkiye’de kalma hakkı bulunmayanlar
  2. j) İkamet izni uzatma başvuruları reddedilenlerden, on gün içinde Türkiye’den çıkış

yapmayanlar

  1. k) (Ek: 3/10/2016-KHK-676/36 md. ; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/31 md.) Uluslararası kurum ve kuruluşlar tarafından tanımlanan terör örgütleriyle ilişkili olduğu değerlendirilenler.

(2) (Değişik: 3/10/2016-KHK-676/36 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/31 md.) Bu maddenin birinci fıkrasının (b), (d) ve (k) bentleri kapsamında oldukları değerlendirilen uluslararası koruma başvuru sahibi veya uluslararası koruma statüsü sahibi kişiler hakkında uluslararası koruma işlemlerinin her aşamasında sınır dışı etme kararı alınabilir.

 

Değişiklik:

 

  • YUKK Md. 54 Hakkında Sınır Dışı Kararı alınacaklar maddesi 1. Fıkra (h) bendinde “ Türkiye’ye yasal giriş veya Türkiye’den yasal çıkış hükümlerini ihlal edenler” ibaresine “ya da bu hükümleri ihlal etmeye teşebbüs edenler ibaresi eklenmiştir. Bir ceza hukuku terimi olan“Teşebbüs” kavramının maddeye eklenmesi, ceza hukukunun alanına girmeyen “ülkeyi yasal yollarla terk etme” eylemini düzenlemesi kafa karıştırıcıdır. Bu değişiklik denize giren bir turistin bile kaçak yollarla ülkeyi terk edebileceği şeklinde yorumlanmaya açıktır. Söz konusu düzenleme sınır dışı kararı alınması konusunda idarenin takdir yetkisini oldukça genişletmiştir.

 

  • Sınır dışı etmek üzere idari gözetim ve süresi

MADDE 57 – (1) 54 üncü madde kapsamındaki yabancılar, kolluk tarafından yakalanmaları hâlinde, haklarında karar verilmek üzere derhâl valiliğe bildirilir. Bu kişilerden, sınır dışı etme kararı alınması gerektiği değerlendirilenler hakkında, sınır dışı etme kararı valilik tarafından alınır. Değerlendirme ve karar süresi kırk sekiz saati geçemez.

(2) Hakkında sınır dışı etme kararı alınanlardan; kaçma ve kaybolma riski bulunan, Türkiye’ye giriş veya çıkış kurallarını ihlal eden, sahte ya da asılsız belge kullanan, kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın Türkiye’den çıkmaları için tanınan sürede çıkmayan, kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar hakkında valilik tarafından idari gözetim kararı alınır. Hakkında idari gözetim kararı alınan yabancılar, yakalamayı yapan kolluk birimince geri gönderme merkezlerine kırk sekiz saat içinde götürülür.

(3) Geri gönderme merkezlerindeki idari gözetim süresi altı ayı geçemez. Ancak bu süre, sınır dışı etme işlemlerinin yabancının iş birliği yapmaması veya ülkesiyle ilgili doğru bilgi ya da belgeleri vermemesi nedeniyle tamamlanamaması hâlinde, en fazla altı ay daha uzatılabilir.

(4) İdari gözetimin devamında zaruret olup olmadığı, valilik tarafından her ay düzenli olarak değerlendirilir. Gerek görüldüğünde, otuz günlük süre beklenilmez. İdari gözetimin devamında zaruret görülmeyen yabancılar için idari gözetim derhâl sonlandırılır. Bu yabancılara, belli bir adreste ikamet etme, belirlenecek şekil ve sürelerde bildirimde bulunma gibi idari yükümlülükler getirilebilir.

(5) İdari gözetim kararı, idari gözetim süresinin uzatılması ve her ay düzenli olarak yapılan değerlendirmelerin sonuçları, gerekçesiyle birlikte yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir. Aynı zamanda, idari gözetim altına alınan kişi bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa, kendisi veya yasal temsilcisi kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir.

(6) İdari gözetim altına alınan kişi veya yasal temsilcisi ya da avukatı, idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurabilir. Başvuru idari gözetimi durdurmaz. Dilekçenin idareye verilmesi hâlinde, dilekçe yetkili sulh ceza hâkimine derhâl ulaştırılır. Sulh ceza hâkimi incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır. Sulh ceza hâkiminin kararı kesindir. İdari gözetim altına alınan kişi veya yasal temsilcisi ya da avukatı, idari gözetim şartlarının ortadan kalktığı veya değiştiği iddiasıyla yeniden sulh ceza hâkimine başvurabilir.

(7) İdari gözetim işlemine karşı yargı yoluna başvuranlardan, avukatlık ücretlerini karşılama imkânı bulunmayanlara, talepleri hâlinde 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümlerine göre avukatlık hizmeti sağlanır.

 

Değişiklik:

 

  • Kanun’a yeni eklenen 57/A maddesinde düzenlenen “İdari gözetime alternatif yükümlülükler”, idari gözetim kararına alternatif olarak planlanmıştır. 6458 sayılı Kanunun 57. Maddesinin 2. fıkrası, “…idari gözetim kararı alınır ya da 57/A maddesi uyarınca idari gözetime alternatif yükümlülükler getirilir.”, 4. fıkrası “…Bu yabancılara, 57/A maddesi uyarınca idari gözetime alternatif değişiklikler getirilir.” olarak değiştirilmiştir.

“57/A – (1) 57. Maddenin 2. Fıkrasında sayılan yabancılara yada idari gözetimi sonlandırılan yabancılara aşağıdaki idari gözetime alternatif yükümlülükler getirilebilir:

  1. Belirli bir adreste ikamet eme
  2. Bildirimde bulunma
  3. Aile temelli geri dönüş

ç)         Geri dönüş danışmanlığı

  1. d) Kamu yararına hizmetlerde gönüllülük esasıyla görev alma
  2. e) Teminat
  3. f) Elektronik izleme

(2) Yabancıya birinci fıkradaki yükümlülüklerinden bir ya da birkaçının yerine getirilmesi durumunda, bu süre yirmi dört ayı geçemez.

(3)       57. maddenin ikinci fıkrası kapsamında olup da idari gözetim altına alınmayan yabancılara bu maddenin birinci fıkrasında sayılan yükümlülüklerden birinin ya da birkaçının getirilmesi zorunludur.

(4)       İdari gözetime alternatif yükümlülüklere tabi tutulduğu yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına gerekçeleri ile birlikte tebliğ edilir. Hakkında idari gözetime alternatif yükümlülükler getirilen yabancı bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa kendisi veya yasal temsilcisi, kararın sonucu, itiraz usülleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir.

(5)       Elektronik izleme yükümlülüklerine tabi tutulan yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı bu karara karşı sulh ceza hakimine başvurabilir. Sulh ceza hakimi incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır. Sulh ceza hakiminin kararı kesindir.

(6)       İdari gözetime alternatif yükümlülüklere uymayan yabancılar idari gözetim altına alınabilir.

(7)       Yabancıya teminat yükümlülüğü getirilmesi ve yabancının teminat süresi içerisinde mücbir sebepler ve mahkeme sürecinin sona ermemesi halleri saklı kalmak kaydıyla Türkiye’den çıkmaması durumunda teminat Hazine’ye irat kaydedilir.

(8)       Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça düzenlenir.”

 

Söz konusu değişiklik ile idari gözetime alternatif tedbirler düzenlenmiştir. Bu durum özgürlük hakkının tesis edilmesi açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirilmesi mümkündür. Bir izleme mekanizması olarak bildirim yükümlülüğünün getirilmesi ve elektronik kelepçe uygulaması Avrupa ülkelerinde idari gözetime alternatif olarak kullanılan yöntemlerdir. Söz konusu tedbirlerle birlikte, aile temelli geri dönüş, geri dönüş danışmanlığı, gönüllülük esasıyla kamu yararına hizmetlerde yer alma tedbirlerinin nasıl uygulanacağı, mültecilerin hassasiyetlerinin dikkate alınıp alınmayacağı durumları muallaktır.

 

  • Maddeye eklenecek 8. Fıkrada “İdari gözetim altına alınan yabancıların uyruklarının tespit edilmesi amacıyla, elektronik ve iletişim cihazları incelenebilir. İnceleme sonucunda tespit edilen veriler bu amaç dışında kullanılamaz.” hükmü eklenmiştir. Değişiklik ile planlanan düzenlemede, incelemenin kimler tarafından hangi şartlar altında gerçekleştirileceğine ilişkin bir sınırlama yer almamaktadır. Ceza Hukukunun düzenleme alanına giren ve sadece mahkeme kararı ile gerçekleştirilen iletişim araçlarının incelenmesi yetkisinin idarenin takdir yetkisine bırakılması bir hukuk devleti açısından sakıncalıdır. Ortada belirli bir suç şüphesi yokken sadece uyruk tespiti amacıyla bu incelemenin yapılabilecek olması idarenin takdir yetkisini tehlikeli boyutlara getirmektedir.

 

Geri gönderme merkezlerinde sağlanacak hizmetler

 

MADDE 59 – (1) Geri gönderme merkezlerinde;

  1. a) Yabancı tarafından bedeli karşılanamayan acil ve temel sağlık hizmetleri ücretsiz verilir,
  2. b) Yabancıya; yakınlarına, notere, yasal temsilciye ve avukata erişme ve bunlarla görüşme yapabilme, ayrıca telefon hizmetlerine erişme imkânı sağlanır,
  3. c) Yabancıya; ziyaretçileri, vatandaşı olduğu ülke konsolosluk yetkilisi, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği görevlisiyle görüşebilme imkânı sağlanır,

ç) Çocukların yüksek yararları gözetilir, aileler ve refakatsiz çocuklar ayrı yerlerde barındırılır,

  1. d) Çocukların eğitim ve öğretimden yararlandırılmaları hususunda, Millî Eğitim Bakanlığınca gerekli tedbirler alınır.

(2) Göç alanında uzmanlığı bulunan ilgili sivil toplum kuruluşu temsilcileri, Genel Müdürlüğün izniyle geri gönderme merkezlerini ziyaret edebilirler.

 

Değişiklik:

 

  • Ç bendinden refakatsiz çocuklar ibaresi kaldırılmıştır. Söz konusu değişiklikle refakatsiz çocukların geri gönderme merkezlerinde barındırılabileceği şeklinde yorumlanmasının önüne geçilmiştir. Bu durum çocuğun yüksek yararı ilkesinin mülteci çocuklar açısından uygulama alanı bulması bakımından da önemli bir gelişmedir.

 

Sınır dışı etme kararının yerine getirilmesi

 

MADDE 60 

(1) Geri gönderme merkezlerindeki yabancılar, kolluk birimi tarafından sınır kapılarına götürülür.

(2) Geri gönderme merkezlerine sevk edilmesine gerek kalmadan sınır dışı edilecek olan yabancılar, Genel Müdürlük taşra teşkilatının koordinesinde kolluk birimlerince sınır kapılarına götürülür.

(3) Sınır dışı edilecek yabancıların seyahat masrafları kendilerince karşılanır. Bunun mümkün olmaması hâlinde, masrafların eksik kalan kısmı veya tamamı Genel Müdürlük bütçesinden ödenir. Masraflar geri ödenmediği sürece, yabancının Türkiye’ye girişine izin verilmeyebilir.

(4) Genel Müdürlük sınır dışı işlemleriyle ilgili olarak uluslararası kuruluşlar, ilgili ülke makamları ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yapabilir.

(5) Yabancıların pasaportları veya diğer belgeleri, sınır dışı edilinceye kadar tutulabilir ve sınır dışı işlemlerinde kullanılmak üzere biletleri paraya çevrilebilir.

(6) Gerçek veya tüzel kişiler, kalışlarını veya dönüşlerini garanti ettikleri yabancıların sınır dışı edilme masraflarını ödemekle yükümlüdür. Yabancıyı izinsiz çalıştıran işveren veya işveren vekillerinin, yabancının sınır dışı edilme işlemleri konusundaki yükümlülükleri hakkında 4817 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü uygulanır.

 

 

Değişiklik:

 

  • YUKK 60. Madde 3. fıkrası “Sınır dışı edilecek yabancıların parası sınır dışı seyahat masraflarının tamamına yetiyorsa bu tutar yabancıdan karşılanır. Yabancıların parası sınır dışı masraflarını karşılamıyorsa seyahat masrafları Genel Müdürlükçe karşılanır ve yabancının mevcut parası Genel Müdürlükçe belirlenecek miktar haricinde hazineye irat kaydedilir. Masraflar geri ödenmediği sürece, yabancının Türkiye’ye girişine izin verilmeyebilir.” YUKK Md. 60/3 değişikliği ile sınır dışı seyahat masraflarının karşılanması için gereken paranın yabancının kendisi tarafından ödeneceğini, kişinin parası yeterli gelmiyorsa Göç İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından karşılanacağı düzenlenmiştir. Ayrıca aynı maddenin devamında “…yabancının mevcut parası, Genel Müdürlükçe belirlenecek temel gereksinimleri karşılayacak miktar haricinde, hazineye irat edilir” ibaresi yer almaktadır. Söz konusu düzenlemenin uygulanabilirliği oldukça tartışmalıdır. Sığınmacının hangi bu masrafları nasıl karşılayacağı, parasal durumunun idarece nasıl kontrol edileceği durumları belirsizdir. Bazı Avrupa ülkelerinde de benzer düzenlemeler olmasına rağmen, pratikte uygulama alanı bulmamıştır.

 

Gönüllü geri dönüş

 

MADDE 60/A – (1) Hakkında sınır dışı etme kararı alınmış ve menşe ülkesine gönüllü olarak geri dönmek isteyen düzensiz göçmenlerden Genel Müdürlüğün uygun gördüğü kişilere ayni veya nakdi destek sağlanabilir.

(2) Düzensiz göçmenlerin gönüllü geri dönüşlerine ilişkin çalışmalar uluslararası kuruluşlar, kamu kurum ve kuruluşları ve sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği halinde yürütülebilir.”

 

Refakatsiz çocuklar

 

MADDE 66 – (1) Uluslararası koruma başvurusunda bulunan refakatsiz çocuklar hakkında aşağıdaki hükümler uygulanır:

  1. a) Refakatsiz çocuklarla ilgili tüm işlemlerde çocuğun yüksek yararının gözetilmesi esastır. Başvuru alındığı andan itibaren, haklarında 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu hükümleri uygulanır.
  2. b) Refakatsiz çocuğun görüşü dikkate alınarak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından, uygun konaklama yerlerine veya yetişkin akrabalarının veya koruyucu bir ailenin yanına yerleştirilir.
  3. c) On altı yaşını doldurmuş olanlar, uygun koşullar sağlandığında kabul ve barınma merkezlerinde de barındırılabilir.

ç) Mümkün olduğu ölçüde, çocukların yararı, yaşları ve olgunluk düzeyleri dikkate alınarak, kardeşler bir arada bulundurulur. Zorunlu olmadığı sürece konaklama yerlerinde değişiklik yapılmaz.

 

Değişiklikler:

 

  • (c) ve (ç) bentleri tamamiyle çıkarılmış, yerine “b) Fiziki görünümü ile beyan ettiği yaşı uyumlu görülmeyen yabancıların Bakanlıkça sağlık kuruluşlarında yaş tespiti yaptırılarak 18 yaşından küçük olduğu tespit edilenler Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İl Müdürlüklerine teslim edilir.” bendi eklenmiştir. Bu düzenlemeyle kabul ve barınma merkezlerinin refakatsiz çocuklar için alternatif barınma merkezi olarak yorumlanmasının önüne geçilmiştir . Yurda yerleştirme işlemlerinde de yaş tespiti yapma görevi il göç idaresine, barınma sağlanması görevi de Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İl Müdürlükleri’ne bırakılmıştır.

 

Uluslararası koruma başvuru sahibi kimlik belgesi

 

MADDE 76 – (1) Kayıt işlemleri tamamlanan başvuru sahibine ve varsa birlikte geldiği aile üyelerine, uluslararası koruma talebinde bulunduğunu belirten ve yabancı kimlik numarasını içeren altı ay süreli Uluslararası Koruma Başvuru Sahibi Kimlik Belgesi düzenlenir. Başvurusu sonuçlandırılamayanların kimlik belgeleri altı aylık sürelerle uzatılır.

(2) 72 nci ve 79 uncu maddeler kapsamında olanlar ile bunların aile üyelerine kimlik belgesi verilmez.

(3) Kimlik belgesinin şekli ve içeriği Genel Müdürlükçe belirlenir.

(4) Kimlik belgesi, hiçbir harca tabi olmayıp ikamet izni yerine geçer.

 

Değişiklik:

 

  • Değişiklikle yukarıda üstü çizili yerler çıkarılmış, birinci fıkranın ikinci cümlesi “Kimlik belgesinin geçerlilik süresi ile uzatılmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça düzenlenir” olarak değiştirilmiştir. Söz konusu düzenleme ile 6 aylık kimlik süre sınırının kaldırılmıştır. 72. ve 79. maddelerde düzenlenen, kabul edilemez başvuru ve hızlandırılmış değerlendirmeye tabii tutulan başvuru sahiplerinin kimlik alamayacağını düzenleyen madde de kanun metninden çıkarılmıştır.

 

 

 

 

Uluslararası koruma statüsünün sona ermesi

 

MADDE 85 – (1) Uluslararası koruma statüsü sahibi kişi;

  1. a) Vatandaşı olduğu ülkenin korumasından kendi isteğiyle tekrar yararlanırsa,
  2. b) Kaybettiği vatandaşlığını kendi isteğiyle tekrar kazanırsa,
  3. c) Yeni bir vatandaşlık kazanmışsa ve vatandaşlığını kazandığı ülkenin korumasından yararlanıyorsa,

ç) Terk ettiği veya zulüm korkusuyla dışında bulunduğu ülkeye kendi isteğiyle tekrar dönmüşse,

  1. d) Statü verilmesini sağlayan koşullar ortadan kalktığı için vatandaşı olduğu ülkenin korumasından yararlanabilecekse,
  2. e) Vatansız olup da, statü verilmesine yol açan koşullar ortadan kalktığı için önceden yaşadığı ikamet ülkesine dönebilecekse, uluslararası koruma statüsü sona erer.

 

 

Değişiklik:

 

  • 6458 Sayılı Kanunun 85. maddesine “f) 84. maddedeki hükümler saklı tutulmak kaydıyla; kendi isteğiyle Türkiye’den ayrılırsa, üçüncü bir ülkenin korumasından faydalanırsa, üçüncü bir ülkeye insani nedenler veya yeniden yerleştirme kapsamında kabul edilirse, üçüncü bir ülkeye çıkış yaparsa ya da ölürse,” bendi eklenmiştir.

 

Yardım ve hizmetlere erişim

 

MADDE 89 – (1) Başvuru sahibi veya uluslararası koruma statüsü sahibi kişi ve aile üyeleri, ilköğretim ve ortaöğretim hizmetlerinden faydalanır.

(2) Başvuru sahibi veya uluslararası koruma statüsü sahibi kişilerden ihtiyaç sahibi olanların, sosyal yardım ve hizmetlere erişimleri sağlanabilir.

(3) Başvuru sahibi veya uluslararası koruma statüsü sahibi kişilerden;

  1. a) Herhangi bir sağlık güvencesi olmayan ve ödeme gücü bulunmayanlar, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümlerine tabidir. Genel sağlık sigortasından faydalanacak kişilerin primlerinin ödenmesi için Genel Müdürlük bütçesine ödenek konulur. Primleri Genel Müdürlük tarafından ödenenlerden ödeme güçlerine göre primin tamamı veya belli bir oranı talep edilir.
  2. b) Sağlık güvencesi veya ödeme gücünün bulunduğu veya başvurunun sadece tıbbi tedavi görmek amacıyla yapıldığı sonradan anlaşılanlar, genel sağlık sigortalılıklarının sona erdirilmesi için en geç on gün içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilir ve yapılan tedavi ve ilaç masrafları ilgililerden geri alınır.

 

Değişiklik:

 

  • YUKK Md. 89’da yer alan “herhangi bir sağlık güvencesi olmayan ve ödeme gücü bulunmayanlar, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümlerine tabidir…” şeklindeki düzenlemenin “uluslararası koruma kaydından itibaren 1 seneyle sınırlandırılması” şeklinde değiştirilmiştir. Ayrıca değişikliğin son cümlesinde “Başvurusu hakkında idarece olumsuz karar verilen yabancılar genel sağlık sigortası kapsamından çıkartılır.” ibaresi mevcuttur.
  • Son 2 yılda sık sık karşılaştığımız genel sağlık sigortasının kapanması durumu yasalaşmıştır. Daha önce İl Göç İdarelerine doktor raporları ile başvurulduğunda genel sağlık sigortaları tekrar aktif hale gelebiliyordu. Yeni değişiklik ile beraber “ozel ihtiyaç sahipleri ve Bakanlıkça sigorta kaydının devamı uygun görülenler için 1 yıl süre sınırı aranmaz” istisnası konulmuştur. Daha önce uygulamada karşılaştığımız durum ile çok benzer bir değişikliktir.
  • Haklarında başvurunun reddi, başvurusunun geri çekilmiş sayılması, kabul edilemez başvuru gibi kararlar verilmiş mültecilerin genel sağlık sigortalarının kapatılacağı kesinleşmiştir.

 

İdari para cezası

 

MADDE 102 – (1) Diğer kanunlara göre daha ağır bir ceza gerektirmediği takdirde;

  1. a) 5 inci maddeye aykırı şekilde, Türkiye’ye yasa dışı giren veya Türkiye’yi yasa dışı terk eden ya da buna teşebbüs eden yabancılar hakkında iki bin Türk Lirası,
  2. b) 9 uncu maddenin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca Türkiye’ye girişleri yasaklanmış olmasına rağmen Türkiye’ye girebilmiş olanlar hakkında bin Türk Lirası,
  3. c) 56 ncı maddenin birinci fıkrasında tanınan sürede Türkiye’den ayrılmayanlar hakkında bin Türk Lirası,

ç) 57 nci, 58 inci, 60 ıncı ve 68 inci maddeler kapsamındaki işlemler sırasında kaçanlar hakkında bin Türk Lirası,

  1. d) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/171 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/165 md.) 98 inci maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan yükümlülüklere uymayan taşıyıcılar hakkında, fiil suç oluşturmadığı takdirde, bin Türk Lirasından onbin Türk Lirasına kadar, idari para cezası uygulanır.

(2) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/171 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/165 md.) Geçerli seyahat belgesi, Türkiye Cumhuriyeti yetkili makamlarından verilmiş yabancı kimlik kartı, ikamet izni veya geçerli yol izin belgesi olmayan yabancı şahısların ülkeye girmesine, ülkeden çıkarılmasına, ülke içinde herhangi bir araç veya binek hayvan vasıtasıyla veya yaya olarak seyahat etmesine imkân sağlayan kişilere, kanunlarda ayrıca suç olarak tanımlanmayan eylemler nedeniyle tespit edilen her bir yabancı sayısınca bin Türk Lirası idari para cezası verilir.

(3) İdari para cezası öngörülen kabahatlerin bir takvim yılı içinde tekrarı hâlinde, para cezaları yarı oranında artırılarak uygulanır.

(4) Bu maddedeki idari para cezalarının uygulanması, Kanunda öngörülen diğer idari tedbirlerin uygulanmasına engel teşkil etmez.

(5) Bu maddedeki idari para cezaları, valilik veya Genel Müdürlük ya da kolluk birimlerince uygulanır. Verilen para cezaları tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde ödenir.

(6) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/171 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/165 md.) Düzensiz göçü önlemek maksadıyla Bakanlıkça yürürlüğe konulan düzenlemelerde belirtilen yükümlülüklere uymayanlara Genel Müdürlük veya valilikler tarafından beşyüz Türk Lirasından onbin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilebilir.

 

Değişiklik:

  • 6458 sayılı Kanunun 102. Maddesinin birinci fıkrasına “e) 57/a maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), (c), (ç), (d) ve (f) bentlerinde yer alan yükümlülüklere uymayanlara bin Türk Lirası,” bendi eklenmiştir. 102. maddenin 2. Fıkrasında “imkan sağlayan kişilere” ibaresi, “barınmasına, konaklamasına imkan sağlayan kişiler ile mülkiyetindeki gayrimenkulü kiralayanlara” olarak değiştirilmiştir. 102. Maddenin 3. fıkrasında “bir takvim yılı içinde” ibaresinden sonra, “gerçek kişiler tarafından” ibaresi eklenmiştir.

 

 

 

SONUÇ: Farklı illerdeki geri gönderme merkezleri ile ilgili deneyimlerin aktarıldığı çalıştay, Ankara Barosu Mülteci Hakları Merkezi avukatları için, aynı zamanda bir eğitim niteliğinde gerçekleşmiştir. Ankara’da çok yakın zamanda faaliyete geçmiş Akyurt Geri Gönderme Merkezinde tutulan yabancılar için gerçekleştirilecek olan adli yardım atamalarının nasıl olacağı ve atanan avukatların nelere dikkat etmesi gerektiği, çalıştay boyunca aşama aşama işlenmiştir. Çalıştay, Barolar ile geri gönderme merkezlerinin kurumsal ilişkilerinin geliştirilmesi konusunun tartışılmasına, iyi uygulama örneklerinin sergilenmesine ve hak ihlallerine ilişkin alternatif yöntemlerin de tartışılmasına olanak tanımıştır. Ayrıca geri gönderme merkezlerine sağlanan hukuki desteğin bir başka bileşeni olan sivil toplum örgütlerinin sunumları ile destek verdiği çalıştay, mülteci hakları alanında çalışan farklı kurumların bir araya gelerek, ortak tartışma ve çözüm önerileri zemininde buluşmasını da sağlamıştır. Ankara Barosunun daveti ile çalıştaya katılan Ankara İl Göç İdaresi Müdürlüğünün kurum avukatı da, Ankara özelinde  gelen soruları, Göç İdaresi uygulamaları üzerinden, sunumu yapan avukatlarla birlikte cevaplayarak, çalıştayın geri gönderme merkezlerinin her açıdan değerlendirilmesine katkı sağlamıştır.  Ayrıca çalıştay sonunda Ankara Barosu Mülteci Hakları Merkezi üyeleri, Ankara İl Göç İdaresi Müdürlüğü ile toplantı yapma isteklerini ilk elden iletmiş; ertesi hafta bizzat il göç idaresi müdürü ile görüşme gerçekleştirilmiştir. Çalıştayda geri gönderme merkezleri haricinde, 24 Aralık 2019 tarihinde yürürlüğe giren Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununda yapılan değişiklikler de değerlendirilmiş; kanun değişikliği ile ilgili endişelerin çalıştay düzeyinde tartışılmasına da olanak tanınmıştır.

Çalıştay katılımcılarının aktardığı konular, rapor haline getirilirken geri gönderme merkezlerinde çalışmak isteyen avukatlara rehber olacak nitelikte hazırlanmıştır.

 

 

[1] https://www.goc.gov.tr/genel-mudurlugumuzce-isletilen-geri-gonderme-merkezlerihttps://www.goc.gov.tr/planlanan-geri-gonderme-merkezleri