Ankara Barosu Yönetim Kurulu olarak, toplumumuzun hak
ettiği çağdaş medeniyet seviyesine ulaşabilmesini teminen, Yeni Adli Yılda:
• Demokrasinin vazgeçilmez unsuru olan adil yargılanma hakkının, yargılanan
kişilerin sıfatına ve davanın konusuna bakılmaksızın bütün yargılamalarda hayata
geçirilmesini;
• Avukatın dışlandığı bir yargılamada, hakimlik ve savcılık
sıfatlarının da içlerinin boşalacağının herkes tarafından artık anlaşılmasını;
• Yargının siyasi iktidara bağımlı olmaktan kurtarılmasını;
• Yargı uygulamalarına baskıcı değil, özgürlükçü zihniyetin egemen olmasını;
• Adalet Bakanlığı’nın avukatlar ve barolar üzerindeki yetkilerinin Türkiye
Barolar Birliğine ve barolara devredilmesini ve böylece savunma mesleğinin
bağımsızlığa kavuşturulmasını;
• Avukatlara yönelik ayrımcılık uygulamalarına son verilmesini;
• Yürütmenin içinde yargı görevi gören, idarenin hukuka saygılı olmasını sağlamak
suretiyle bireylerin haklarını koruyan kamu avukatlarının tasfiyesine yönelik
girişimlerden vazgeçilerek, kamu avukatlarının özlük haklarına ilişkin
dayanılmaz hale gelmiş sorunların bir an önce çözülmesini;
• Hakim ve savcılara ücretsiz olan UYAP hizmetinin avukatlara ücretli olarak
açılması teşebbüsünün, Baromuzun Türkiye Barolar Birliğine sunduğu ayrıntılı
görüşte açıklandığı üzere avukatın yargıdaki kurucu unsur konumuyla
bağdaşmayacağının, bireylerin hak arama özgürlüğünü ihlal edeceğinin ve tekel
konumunu açıkça kötüye kullanan bir uygulama olacağının görülerek, bundan
vazgeçilmesini;
• Avukatın meslek alanının daraltılması uygulamalarından vazgeçilmesini;
• Devlet ile birey karşı karşıya geldiğinde devlete hakim olan ideolojinin dikte
ettiği menfaatleri koruma temeline dayanan ve kaldırıldığı söylenen Devlet
Güvenlik Mahkemelerinin devamı niteliğinde olan Özel Görevli Ağır Ceza
Mahkemelerinin bir an önce kaldırılmasını;
• Yüksek yargının temel organlarını kanun hükmünde kararname ile düzenlemenin
Anayasaya aykırı olduğunun görülmesini ve TBMM tarafından bu hukuksuzluğun bir
an önce giderilmesini;
• Sivil toplumun kanuni düzenlemelerin oluşumu sırasında müdahalesini imkansız
kılan, demokratik kitle örgütlerini dışlayan, toplumsal kesimlerin uzlaşmasını
önemsemeyen kapalı ve baskıcı bir zihniyetin ürünü olan “kanun yerine kanun
hükmünde kararname ile yönetim anlayışı”ndan vazgeçilmesini;
Yürütülmekte olan ve son aşamasına getirilen bir
soruşturmada 3 savcının, haklarında Adalet Bakanınca verilen bir soruşturma izni
gerekçe gösterilerek aynı anda görevden alınması, toplumda yargının siyasi
iktidarın etkisinde olduğu algısını
maalesef güçlendirmiştir. Bu algının daha da güçlenmesinin bir nedeni de, siyasi
iktidarın kendini adeta iddia makamı yanında taraf konumuna getirdiği bazı
soruşturmalarda bu tür görevden alma girişimlerine HSYK’nın değişmesinden önce
şiddetli tepki vermiş olmasıdır.
Yine kamuoyunun gündeminde olan futbolda şike soruşturması da,
yargı bağımsızlığının yalnızca siyasi davalar açısından değil, hiçbir ayrım
gözetilmeksizin her dava açısından demokratik bir zorunluluk olduğunun açık bir
göstergesidir. Yargının siyasi iktidara bağımlı olduğu algısı devam ettiği
sürece, adalet mülkün temeli olmayacaktır. Toplumun geleceği açısından bu çok
tehlikeli algıyı giderme görevi, hiç kuşkusuz öncelikle siyasi iktidarın
sorumluluğundadır.
KHK’lar ile yargının yapılandırılmasını ve sivil toplumun
kanunlaşma sürecinden tamamen dışlanmasını, adil yargılanma hakkının ihlalini,
hakim ve savcılara ücretsiz olan UYAP’ın vatandaşın hak arama özgürlüğünü hiçe
sayarcasına avukatlara paralı hale getirilmek istenmesini ve özgürlüklere dair
sayısız olumsuz gelişmeyi şiddetle kınıyoruz. Ancak haklı tepkimizi Adli Yıl
açılışına katılmamak suretiyle göstermek yerine, binlerce meslektaşımızı
temsilen düşüncelerimizi doğrudan ve her platformda dile getirmek amacıyla
Ankara Barosu’nun törene katılacağını ve siyasi iktidarın uzlaşma ve istişare
kültürünü hayata geçirmesinin takipçisi olacağını kamuoyunun bilgisine
sunuyoruz.
Mesleğimiz ve özgürlükler adına yaşanan bütün olumsuzluklara
rağmen, tarih boyunca baskıya direnmiş ve baskıcı rejimleri yenmeyi daima
başarmış avukatların omuz omuza vereceği hukuk mücadelesi sonunda ülkemizin de
demokrasiye kavuşacağına duyduğumuz sarsılmaz inançla, bütün meslektaşlarımızın,
hakim ve savcıların, tüm yargı mensupları ile adliye personelinin ve özgür
yaşamak isteyen herkesin yeni adli yılını kutluyoruz.
Saygılarımla,
Av. Metin FEYZİOĞLU
ANKARA BAROSU BAŞKANI