HABERLER & DUYURULAR

MÜLTECI HAKLARI MERKEZI 2018-2019 YILI FAALIYET RAPORU

Merkezimiz, ihtiyaç sahibi mülteciler ve yabancıların Anayasa, milletlerarası sözleşmeler, kanunlar ve ilgili diğer mevzuat ile belirlenmiş temel hak ve özgürlükler kapsamında hızlı ve etkin hukuki yardıma kavuşmalarına yardımcı olmak amacı ile kurulmuş olup kurulmuş olduğu 2015 yılından bu yana alanda görev yapan meslektaşlara kurultay, çalıştay, seminer, eğitim vb. etkinliklerle donanım kazandırılması;  sertifika eğitimleri ile mevcut Göç İltica Listesinde gönüllü görev yapan meslektaş sayısının amaca uygun bir şekilde artırılarak kapasitenin geliştirilmesi; görev yapan meslektaşların görev sırasında yaşadıkları mesleki sorunlara çözüm getirilmesi amacı ile gerektiğinde ilgili kamu kurum ve kuruluşları ve demokratik kitle örgütleri ile işbirliği içinde çalışılması prensipleri ile faaliyet göstermektedir.        

Bugün hali hazırda 121 meslektaşın gönüllü olduğu  Göç ve İltica listesi adli yardım kapsamında sadece mülteci ve sığınmacılara değil; tüm yabancı uyruklu kişilere adalete etkin erişim imkanı sağlamaktadır.

Baromuz bünyesinde bulunan başta Adli Yardım Merkezi, Gelincik Merkezi ve Çocuk Hakları Merkezi ile sağladığımız işbirliği  neticesinde erişim sağladığımız mültecilerin sayısında da artışlar olmuş, böylelikle daha fazla hak kayıplarının ve hukuki ihlallerin önüne geçilmesi sağlanmıştır.Adli yardım hizmetini verirken sadece uluslararası koruma ve geçici koruma ihlalleri ile sınırlı kalmayan boşanma, velayet, vesayet, yaş değişikliği, isim değişikliği, işçi alacağı, icra takibi vs. gibi geniş bir alanda hizmet sağlanmaktadır. Bu bağlamda özellikle şiddet mağduru kadın ve çocukların durumu ayrı bir hassasiyetle değerlendirilmiş ve  alanda çalışan avukatların meslek içi eğitimine önem verilmiştir.

Merkez üyelerinin, yabancılar ve uluslararası koruma hukuku alanında teorik ve pratik bilgi sahibi olmaları  amacıyla daha önceki yıllarda da yapılmasına özen gösterilen kapasite geliştirme eğitimlerine devam edilmiştir.

12 Aralık 2018 tarihinde TBMM İnsan Hakları Beyannamesi 70. Yılı Kapsamında Mülteciler Göçmenler ve Uyum Politikaları konulu sempozyuma 15 üyemiz ile katılım gösterilmiştir. Yapılan sempozyumda, izlenen devlet politikaları üzerinden güncel bilgiler verilmiş; mültecilerin ve geçici koruma altındakilerin uyum sürecine ilişkin  kurul üyelerinin bilgi sahibi olması amaçlanmıştır.

16 Aralık 2018 tarihinde Mülteci Hakları Merkezi’nin Mülteci-Der Göç ve Mülteci Hukuku Alanında Stratejik Davalama Yaklaşımı ve Avrupa’dan Tecrübeler konulu Çalıştaya merkez sorumlu yönetim kurulu üyemiz Av. Güzin Tanyeri ve merkez başkanımız Av. Sadık Onur Gelbal katılmıştır. AB ülkelerinde çalışan avukatların tecrübelerinin ele alındığı çalıştayda, Türkiye’de 6458 Sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu çerçevesinde yürütülen idari uygulamalar, mevzuatta yer verilmiş olan hukuki kavramlarla ilgili stratejik davalama yaklaşımına konu olabilecek meseleler konusunda fikir alışverişi yapıldı.

27-28 Aralık 2018 tarihli Adalet Bakanlığı’nın Belek/Antalya’daki Mültecilerin Medeni Hukuk Kapsamında Adalete Erişimi adlı Çalıştaya Merkez Başkan Yardımcısı Av. Hüseyin Çıvkın, Merkez Saymanı Av. Tutku Kurt Baykurt, üyemiz Av. Eray Toprak katılmıştır.

Kaos GL Derneği tarafından BMMYK ile yürütülen “Türkiye’ deki LGBTİ Mültecilerin İnsan Haklarının Geliştirilmesi Projesi” kapsamında 27.12.2018 tarihinde İzmir’ de Mülteci Hakları alanında çalışan aktivist ve sivil toplum örgütleri ile planlanan istişare toplantısına  Ankara Barosu Mülteci Hakları Merkezinden Av. Eda OK katılmıştır.

21.Yüzyıl Türkiye Enstitüsü’nün 12 ocak 2019 tarihinde düzenlenen “Suriyeli Mülteciler ve Türkiye’ye etkileri konulu çalıştaya merkez üyemiz Av. Vedat KILIÇ katılmıştır.

Dünya  Evimiz Derneği’nin düzenlendiği Türkiye’de Mülteciler ve Toplumsal Kabul Çalıştay’ına merkez sorumlu yönetim kurulu üyemiz Av. Güzin Tanyeri, Merkez Başkan Yardımcısı Av. Hüseyin Çıvkın , merkez üyelerimizden  Av. Mehrali Hallili ve Av. Züleyha Bozbıyık katılmıştır.

2-3 Şubat 2019 tarihinde mülteci hukuku sertifika program düzenlenmiştir.  Eğitime 160 meslektaşımız katılarak sertifika almaya hak kazanmıştır.

27-28 Nisan  2019 tarihlerinde BMMYK ile ortak olarak düzenlemiş olduğumuz merkez içi eğitime 70 meslektaşımız katılmıştır.

11-12 Mayıs 2019 tarihinde mülteci hukuku sertifika program düzenlenmiştir.  Eğitime 250 meslektaşımız katılarak sertifika almaya hak kazanmıştır.

29 Haziran 2019 tarihinde İzmir Barosu’nun düzenlemiş olduğu Avukatların Gözünden Geri Gönderme Merkezleri ve İdari Gözetim Alanları Çalıştay’ına merkez başkanımız Av. Sadık Onur Gelbal ve merkez üyelerimizden  Av. Kamil Tağıyev katılmıştır.

 20-21 Temmuz 2019 tarihinde Mülteci hakları Derneği tarafından İstanbul’da düzenlenen ‘Avukatlar için mülteci hukuku’ seminerine merkezimizi temsilen MHM Başkan Yardımcısı Av. Ebru BEŞE ve merkez üyemiz Av. Melike OLGUN katılım göstermiştir.

24-25-26 Temmuz 2019 tarihlerinde TBB tarafından Ankara’da düzenlenen Ulusal İltica Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi kapsamında düzenlenen etkinliğe merkez başkan yardımcısı Av. Hüseyin ÇIVKIN katılmıştır.

19.10.2019 tarihinde merkezimiz ile Mülteci Hakları Derneği işbirliği ile ‘6458 sayılı Kanun Çerçevesinde Sınırdışı ve İdari Gözetim Prosedürleri’ konulu bir merkez içi eğitim düzenlenmiştir. Eğitime 30 merkez üyesi katılmıştır.

25.10.2019 tarihinde Uluslararası Çocuk Merkezi tarafından düzenlenen etkinliğe merkez üyesi Av. Serol KARADUMAN katılmıştır.

31.10.2019 tarihinde Ankara Barosu Toplumsal Davalar ve Bilimsel Araştırmalar Merkezi tarafından düzenlenen toplumsal olay-toplumsal dava raporlama eğitimine merkez başkan yardımcıları Av. Tutku Kurt BAYYURT ve Av. Ebru BEŞE katılım göstermiştir.

29-30 Kasım 2019 tarihinde Merkezimiz ile UNFPA ve Kırmızı Şemsiye Derneği işbirliği ile ‘Kilit Mülteci Grupların Adalete Erişimi’ konulu merkez içi eğitim düzenlenmiştir. Eğitime 40 merkez üyesi katılım göstermiştir.

08.12. 2019 tarihinde Dünya Evimiz Derneği’nin daveti üzerine kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında merkez üyesi Av. Selen VARGÜN mülteci kadınlara, kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda hukuki eğitim vermiştir.

13.12.2019 tarihinde Roul Wallenberg Enstitüsü tarafından düzenlenen İnsan Hakları İhlalleri İzleme ve Raporlama Eğitimi’ne merkez üyelerimiz Av. Sehend Azertürk ve Av. Berna HÜSEYİNOĞLU katılım göstermiştir.

19.12.2019 tarihinde İstanbul’da düzenlenen Kilit Mülteci Gruplar, Gereksinimler ve karşılaşılan sorunlar konulu çalıştaya merkez başkanı Av. Onur GELBAL katılmıştır.

23.12.2019 tarihinde Adalet Bakanlığı tarafından düzenlenen Mültecilerin Adalete Erişimi Projesi’nin kapanış toplantısına Merkez Genel Sekreteri Ekin Dilara COŞKUN, Merkez Başkan Yardımcıları Av. H. Burak SUYOLCU ve Av. Kumsal ÇİFTÇİ katılım göstermişlerdir.

Merkezimiz, Türkiye’de ilk olmak üzere avukatlar için mülteci hukuku rehberi hazırlamıştır. Rehber basım aşamasındadır.

Türkiye’de eğitim gören mülteci çocukların, eğitime uyumu, başarı durumları gibi tespitlerin yapılması amacıyla okul ziyaretleri planlayan merkezimiz baromuz kanalıyla ilgili kamu kurumlarıyla yazışmalar yapmıştır. Ziyaretler için gidilecek okullar tespit edilmiş olup, bürokratik işlemlerin neticeye ulaşması halinde okul ziyaretleri gerçekleştirilecektir.

Tüm faaliyet dönemi içerisinde gerek şehiriçi gerekse şehir dışında yapılmış olan hiçbir eğitim ve sertifika programında ve davetlere icabette Baro bütçesinden herhangi bir harcama yapılmamış olup sivil toplum alanındaki diyaloglar ve demokratik kitle örgütlerinin desteği ile çalışmalarımızı yürütmüş bulunmaktayız.

Merkezimiz, kuruluş amacı doğrultusunda, ülkelerini toplu halde veya bireysel olarak terk etmek zorunda kalmış yabancıların salt insan olmaları sebebiyle sahip oldukları, yaşama, barınma, sağlık, eğitim, adalete erişim haklarının korunması için çalışmalarda bulunmaya devam edecektir. Sayın başkanlığınızın katkı ve destekleri ile devlet ve kamuoyunda gerekli bilincin oluşması amacıyla Göç İdaresi Genel Müdürlüğü başta olmak üzere, kamu kurumları ve sivil toplum örgütleri ile resmi temaslarda bulunmak,  işbirliği içinde eğitim çalışmaları, saha incelemeleri yapmak kurulun hedefleri arasındadır. Avukatların bu alandaki görevlerini yerine getirirken yaşadıkları sorunları ve tanık oldukları hak ihlallerini ortadan kaldırmak ve meslektaşların sahada kurallara ve uygulamaya hakim bir şekilde görev almalarını sağlamak için eğitimler verilmesi için de Ankara Barosu’nun da desteği ile ilgili kurumlarla görüşmelerimiz ve mücadelemiz devam edecektir. 13.01.2019 

 

                             Ankara Barosu Mülteci Hakları Merkezi        

   

          Başkanı                                                                           Genel Sekreter

     Av. S. Onur GELBAL                                                     Av. Ekin Dilara COŞKUN

YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU´NDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

24 Aralık 2019 tarihinde resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren, Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun[1] ile 6458 Sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun (YUKK) bazı maddelerinde esaslı değişiklikler yapılmıştır. 

Söz konusu değişiklikler, Türkiyede bulunan yabancıların, özellikle sığınmacılar ve mültecilerin hukuki durumunu yakından ilgilendirmektedir. Bu nedenle Ankara Barosu Mülteci Hakları Merkezi olarak söz konusu değişikliklere ilişkin görüş, düşünce ve kaygılarımızı kamuoyu ile paylaşmak istedik. 

Bu değişiklikler neden ile yabancıların, özellikle mültecilerin hukuki durumu hem olumsuz hem olumlu yönde etkilenmektedir.

Yapılan değişikliğe göre YUKK madde 53/3-birinci cümlede yer alan on beş günlük itiraz süresi, yedi güne indirilmiştir. Söz konusu değişiklikten önce, hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancı / mülteci veya yasal temsilcisi ya da avukatı, sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde idare mahkemesine başvurabilirdi. Son değişiklikten sonra sınır dışı etme kararına karşı yedi gün içinde idare mahkemesine başvurma şartı getirilmiştir. Uygulamada yaşanan sıkıntılar ve Geri Gönderme Merkezlerinde (GGM) tutulan mültecilerin hukuki desteğe erişimdeki fiili zorluklar ve engeller göz önünde bulundurulduğunda, son değişiklikler yeni ihlalleri beraberinde getirecektir. Sınır dışı edilmek istenen mültecinin nerde tutulduğunu tespit etmek bazen günlerce sürebilmektedir. Kaldı ki sınır dışı etme kararına karşı kapsamlı itiraz layihası yazmak için yedi günlük süre yeterli olmadığı durumlar olacaktır. Mülteci hukukun doğası gereği, itiraz layihası yazmadan önce avukatın mülteci ile görüşüp, ülkesinden kaçış nedenini kapsamlı olarak öğrenmesi gerekmektedir. Ayrıca menşe ülkesinde mültecinin aleyhine açılmış olan bir soruşturma veya dava var ise bu evrakın Türkiyeye getirilmesi isteyebilir ki, söz konusu evrakın Türkiyeye getirilmesi bazen birkaç gün sürebilir. Bununla birlikte, menşe ülke bilgisi toplamak ve toplanmış olan menşe ülke bilgisini somut vakıaya uygulamak ayrıntılı bir çalışmayı gerektirmektedir. Oysaki yedi günlük süre, bu işlemleri ve araştırmaları yapmaya yetmeyebilir. Hele birde yabancı/mülteci yedi günlük sürenin sonlarına doğru avukata ulaştıysa, avukatın söz konusu işlemleri ve araştırmaları yapması daha zorlaşacaktır. Dolayısı ile hukuki desteğe erişimde ve sağlıklı kararların alınmasında ciddi sorunların yaşanması muhtemeldir.  

Öte yandan YUKK madde 57ye yeni bir fıkra eklenmek sureti ile İdari gözetim altına alınan yabancıların uyruklarının tespit edilmesi amacıyla elektronik ve iletişim cihazları göç idaresi yetkililerince incelenebilecektir. Söz konusu fıkra son değişiklikle YUKKa eklenmiş bulunuyor ve göç idaresi yetkilileri hakim veya savcı kararı olmadan idari gözetim altına alınan yabancıların elektronik ve iletişim cihazlarını inceleyebilecek.

Bilindiği üzere genel anlamda, bir suçun işlendiği öne sürülerek başlatılan soruşturma kapsamında savcı veya hakim kararı ile kişilerin elektronik ve iletişim cihazları delil elde etmek amacıyla ve ilgili yasalarda belirtilen usul dikkate alınarak bilirkişi marifeti ile incelenebilir. Fakat YUKK madde 57ye eklenen 8. fıkraya göre, yabancıların elektronik ve iletişim cihazları, yargı mercilerince alınmış bir karar olmaksızın ve usul dikkate alınmadan, göç idaresi personeli tarafından incelenebilecektir ki, bu durum özel hayatın gizliliğini ortadan kaldırabilecek.

Diğer bir konu ise uluslararası korumaya başvuran yabancıların sigortalılık durumudur. YUKK madde 89/3-ada yapılan değişiklikle, herhangi bir sağlık güvencesi olmayan ve ödeme gücü bulunmayan uluslararası koruma başvuru sahipleri, kayıt tarihinden itibaren bir yıl süre ile 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümlerine tabi tutulmuştur. Yani, herhangi bir sağlık güvencesi olmayan ve ödeme gücü bulunmayan uluslararası koruma başvuru sahipleri genel anlamda bir yıl süre ile sağlık sigortasından yararlandırılacaktır. 

Yıllardır başvurularının sonuçlanmasını ve en azından kendileri ile mülakat yapılmasını bekleyen yüzbinlerce başvurucusun genel sağlık sigortasını bir yıllık süre ile kısıtlamak, hem toplumla iç içe yaşayan yüzbinlerce mültecinin, hem yurttaşların genel sağlık durumunu tehlikeye atacaktır. Dolayısıyla yasada öngörüldüğü gibi altı ay içerisinde uluslararası korumaya başvuran yabancıların iltica başvuruları sonuçlanırsa, sigorta durumunun bir yıl ile sınırlandırılması makul gibi görünse de Türkiyede yıllarca beklemek zorunda kalan yüzbinlerce mültecinin sağlık sigortasının bir yıl ile sınıflandırılması, mülteci gerçeği ile uyuşmamaktadır.

Bilindiği üzere YUKK madde 78 uyarınca uluslararası koruma başvuruları, kayıt tarihinden itibaren en geç altı ay içinde Genel Müdürlükçe sonuçlandırılır...” Fakat uygulamada, bazı istisnalar dışında, madde 78de öngörülen altı aylık süreye uyulmamakta ve 4-5 yıl önce uluslararası koruma başvurusunda bulunan ve kaydı alınan yüzbinlerce başvurucunun başvurusu henüz sonuçlanmamıştır. Hatta bu kişiler ile mülakat da yapılmamıştır. Dolayısı ile hukuki durumları belirsiz olan yüzbinlerce mültecinin sağlık sigortasının bir yıl ile sınıflandırılması, mülteci gerçeği ile uyuşmamaktadır.

Diğer yandan YUKK madde 89/3-a-son cümleye göre başvurusu hakkında idarece olumsuz karar verilen yabancılar genel sağlık sigortası kapsamından çıkarılır.” Oysaki başvurusu hakkında olumsuz karar verilen yabancı, bu karara karşı yargı yoluna başvurabilir. Bilindiği üzere yargı yoluna başvurulduğunda, söz konusu başvurunun sonuçlanması aylar ve bazen yıllarca sürebilir. Dolayısı ile itirazının sonuçlanmasını bekleyen yabancı, bu süre içinde ihtiyaç sahibi olsa bile sigortasız kalacaktır. Açıklanan olumsuz değişikliklerin yanında olumlu gelişmelerin olduğunu da belirtmek isteriz. Bilindiği gibi YUKK madde 53/3, 2018 tarihinde değiştirilmiş[2] ve göç idaresi 54’üncü maddenin birinci fıkrasının (b), (d) ve (k) bentleri kapsamında olan yabancıları, sınır dışı kararına karşı itiraz yoluna başvursa bile sınır dışı edilebiliyordu. Yani göç idaresi, idare mahkemesinin kararını beklemeden 54’üncü maddenin birinci fıkrasının (b), (d) ve (k) bentleri kapsamında olan yabancıları sınır dışı ediyordu. Fakat son değişiklikle YUKK madde 53/3-son cümlesinde yer alan 54 üncü maddenin birinci fıkrasının (b), (d) ve (k) bentleri ile ikinci fıkrası kapsamındakiler hariç” ibaresi madde metninden çıkarıldı ve bu madde eski haline geri dönmüş oldu. Böylece, hakkında sınır dışı kararı verilen yabancı, YUKK madde 54/1-b,d ve k kapsamında olsa bile, yargılama sonuçlanıncaya kadar sınır dışı edilemez.

Diğer bir olumlu değişiklik ise idari gözetime alternatif yükümlülüklerin getirilmesi olmuştur. YUKKa eklenen 57/A maddesine göre 57nci maddenin ikinci fıkrasında sayılan yabancılara ya da idari gözetimi sonlandırılan yabancılara aşağıdaki idari gözetime alternatif yükümlülüklerden bir ya da birkaçı getirilebilir:

  1. Belirli adreste ikamet etme,
  2. Bildirimde bulunma,
  3. Aile temelli geri dönüş,
  4. Geri dönüş danışmanlığı,
  5. Kamu yararına hizmetlerde gönüllülük esasıyla görev alma,
  6. Teminat,
  7. Elektronik izleme.

Söz konusu alternatif yükümlülüklerin yasaya eklenmesi bir nebze de olsa yabancıların durumunu iyileştirecektir.

 

Ankara Barosu Mülteci Hakları Merkezi

 

[2] https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2018/03/20180308M1-3.htm

Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun

Ankara Siteler Bölgesi Önder Mahallesi'nde, 16 Ocak 2019 günü meydana gelen ve 5 Suriyeli işçinin hayatını kaybettiği iş yeri yangını ile ilgili açılan soruşturmanın takibi amacıyla, 21.03.2019 tarihinde, Ankara Barosu Mülteci Hakları Merkezi Başkanı Av. Onur Gelbal ve Başkan Yardımcısı Av. Ebru Beşe, olayı soruşturan Ankara Cumhuriyet Savcısı ile bir görüşme gerçekleştirmiştir. Yapılan görüşmede, soruşturmanın geldiği son aşama ile ilgili bilgi alınmış; Ankara Barosu'nun olayın yakın takipçisi olduğu, soruşturma kapsamında her türlü yasal desteğe hazır olduğu ifade edilmiştir.

MÜLTECİ HUKUKU SERTİFİKA EGİTİMİ YAPILDI

Ankara Barosu Mülteci Hakları Kurulu ve Mülteci Hakları Derneği tarafından 2 - 3 Şubat  2019 tarihleri arasında düzenlenen "Mülteci Hukuku Sertifika" eğitimi Ankara Barosu Eğitim Merkezi’nde gerçekleşti.

Açılış konuşmasını Ankara Barosu Mülteci Hakları Merkezi Başkanı Av. S. Onur Gelbal'ın yaptığı  eğitime, Mülteci Hakları Merkezi’nden Av. Hilal Çelik, Av. Hayriye Kara, Av. Sehend Azertürk,  Av. Gamze Ovacık,  Ankara Barosu Adli Yardım Merkezi'nden Av. Atilla BULUT, Birleşmiş Milletler Yüksek Komiserliği’nden  Zeynep Ayrancı Kart,  Göç İdaresi Genel Müdürlüğü Uzm. Yrn. Abdulsamed Korkut ve Anayasa Mahkemesi Hakimi Mustafa Arık sunumları ile destek verdiler. 

Programın kapanış konuşmasını Ankara Barosu Başkanı Av. R. Erinç Sağkan yaptı. 

Eğitimi büyük başarı ile tamamlayan katılımcılar, sertifikalarını Ankara Barosu Başkanı Av. R. Erinç Sağkan ve Yönetim Kurulu üyesi Av. Güzin Tanyeri'nin elinden aldılar.