Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ - ANKARA 4. İDARE MAHKEMESİ 2006/... E.
Bu Duyuruyu Yazdırın
Geri Dön
ANKARA 4. İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI'NA
 

 

DOSYA NO                           :2006/&S230;..E.

DAVALI                                            :Ankara Barosu Başkanlığı
VEKİLİ                                             :Av. Kemal VURALDOĞAN
ADRESİ                                            :Adliye Sarayı B Blok Kat 5 06251 Sıhhiye/ANKARA
DİĞER DAVALI                              :Türkiye Barolar birliği
DAVACI                                           :&S230;.
ADRESİ                                            :&S230;
KONUSU                                          :Birinci savunmamızın sunulmasıdır.
TEBELLÜĞ TARİHİ                       :06.07.2006
AÇIKLAMALAR                 :
 
  1. Dava dilekçesinde özetle, Ankara Barosu Disiplin Kurulu Başkanlığı'nın &S230;.2005 tarih, 2005/&S230; E. , 2005/&S230;.K. sayılı kararı ile verilen ve TBB tarafından onanan kınama cezasının, başlıklı kağıtlarda kullanılan 'Başkent Hukuk Bürosu' ibaresinin günlük uygulamada kullanımının yaygın olduğu bu nedenle zımni kabulünün gerektiği, Mavi Gazete Rehberi'nde yer alan ilanın kendisinin bilgisi olmadan verildiği ve bu ilandan sorumlu tutulamayacağı, ilanda belirtilen Almanya adresinin şube değil &S230;.şahsi konutu olduğu gerekçesi ile işlemin iptali talebinde bulunulmuş, ayrıca avukat ortaklığına yurt dışında şube açma hakkı tanınmasının Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olduğu iddia edilmiştir.
  2. İşlem dosyası incelendiğinde, X'in 'Başkent Hukuk Bürosu' ibareli basılı kağıtlar kullanması, Mavi Gazete Rehberi'nde ilanlarının yer alması ve aynı ilanlarda Almanya'da bulunan bir adresin şube görüntüsü verilerek ilanda yer almasının Avukatlık Kanunu'nun 43, 44 ve 45. maddelerine ve Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği'nin 6 ve 7. maddelerine aykırı olduğu gerekçesi ile Türkiye Barolar Birliği tarafından kınama cezası ile cezalandırılmaları uygun görülmüştür.
  3. Avukatlık Kanunu'nun 44. maddesi 1. fıkrasının aynı büroda birlikte çalışmayı düzenleyen 2. bendi 'Birlikte çalışan avukatlardan biri ya da birkaçının ad ve/veya soyadının yanında (Avukatlık Bürosu) ibaresinin kullanılması zorunludur.' düzenlemesini içermektedir. Ancak, davacının kendi ifadelerinden ve disiplin dosyasında yer alan belgelerden anlaşıldığı üzere, 'Başkent Hukuk Bürosu' adını kullanmış, ne ad ve soyadına ne de 'Avukatlık Bürosu' ifadesine yer vermiştir. Bunun dışında davalı dilekçesinde, bu ibareyi sadece başlıklı kağıtlarda kullandığını, kartvizit, tabela ve benzeri şekillerde kullanmadığını belirtmiştir. Ancak, Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği'nin 6. maddesine yer alan 'Başlıklı kağıtlar, kartvizitler ve diğer basılı evrak, reklam niteliği taşıyacak aşırılıkta olamaz.' düzenlemesinden anlaşılacağı gibi başlıklı kağıt ile kartvizit arasında bir ayrım yapılmamaktadır.
  4. Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği'nin 8. maddesindeki '&S230;Yaşamları, kazançları, mesleki faaliyeti hakkında 'reklam niteliğinde' yayınlarda bulunamaz&S230;' denilmek sureti ile yapılan yayınların reklam yasağı kapsamına girmesi için bir kere yapılması yeterli sayılıp, herhangi bir süreklilik şartı aranmamıştır. Kaldı ki, aynı yönetmeliğin 7. maddesinde 'Bu Yönetmelik kapsamında olanlar, telefon rehberinin 'meslekler' kısmına alfabetik sırada dizilmiş olmak ve diğer avukatlardan, avukat bürolarından ve avukatlık ortaklıklarından ayırt edici her hangi bir ifade, sembol, işaret ve saire kullanmamak koşulu ile; adı, soyadı, büro adresi, telefon ve faks numaraları, internet adresi ve e-posta adresini yayınlatabilirler.' hükmüne yer verilmesine rağmen Mavi Gazete Rehberi'nde yer alan ilanın bu maddede belirtilen koşulları taşımadığı anlaşılmaktadır.
  5. Avukatlık Kanunu'nun 43. maddesinde yer alan '&S230;Bir avukatın birden fazla bürosu olamaz. Birlikte çalışan avukatlar ayrı büro edinemezler&S230;' düzenlemesi ile birlikte çalışan avukatların şube açamayacakları açık bir şekilde hüküm altına alınmıştır. Dolayısı ile davalının da adı geçen ilanda 'Başkent Hukuk Bürosu' başlığı altında Almanya adresine de yer verilmesi anılan Kanun maddesine aykırılık teşkil etmektedir.
  6. Davacının dilekçesinde kınama cezası yerine uyarma cezası verilmesi gerekliliğinden bahsetmesi önceki beyanları ile çeliştiği gibi disiplin hukuku ile de bağdaşmamaktadır. Dava konusu olan ve disiplin yaptırımı ile sonuçlanan olayda davacı taraf birden fazla maddeyi ihlal etmiştir. Bu nedenle, sadece bir yasağı ihlal eden kişi ile birden çok yasağı ihlal eden kişiye aynı cezayı vermek ölçülülük ilkesi ile de bağdaşmayacağından Ankara Barosu Disiplin Kurulu Başkanlığı'nca verilen kınama cezası hukuka uygundur. Yine, davacının bir yandan disiplin cezasına konu olayların hukuka uygun olduğunu kanıtlamaya çalışırken, diğer yandan verilen kınama cezasının bir alt kademesi olan uyarma cezasının verilmesi gerektiğini iddia etmesi çelişki yarattığı gibi aslında meslek kurallarına aykırılığın d