TERÖR - SAĞLIK HAKKI - PSİKOLOJİK ETKİLERİ - ÇÖZÜM ÖNERİLERİ PANELİ YAPILDI

Ankara Barosu Sağlık Hukuku Kurulu tarafından düzenlenen Terör - Sağlık Hakkı - Psikolojik Etkileri - Çözüm Önerileri Paneli, 16 Kasım 2017 Perşembe gün Ankara Barosu Eğitim Merkezi'nde (ABEM) gerçekleştirildi.

Panelin açış konuşmasını, Ankara Barosu Başkanı Av. Hakan Canduran yaptı. Av. Hakan Canduran, şunları söyledi:

"Ankara Barosu, bugün Türkiye'nin kanayan yarasına ışık tutacak ve sokaktaki insana dokunacak bir etkinliğe imza atıyor. Tanımı konusunda söz birliğine varılmamış olsa da terör kavramı, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nda 'cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle Anayasa'da belirtilen Cumhuriyet'in niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek; Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak; Türk Devleti'nin ve Cumhuriyet'in varlığını tehlikeye düşürmek; Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek; temel hak ve hürriyetleri yok etmek; Devlet'in iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden eylemlerdir' şeklinde tanımlanmıştır.

Oldukça kapsamlı bu tanım irdelendiğinde, teröre maruz kalmasa bile yarattığı psikolojik etki ile insanların terör mağduru olduğu görülmektedir. Çünkü etrafında sürekli terör olayları olup biten kişi, başına geleceklerden habersiz, endişe ve korkuyla hayatlarını sürdürmeye çalışır. Fiziksel, sosyal ve siyasi koşullara göre şekli, amacı, yöntemleri ve etkileri değişse de terörün insan hayatına etkisi çoğunlukla travmatik olmaktadır. Teröre doğrudan veya dolaylı olarak maruz kalan bireylerin ve toplumların günlük yaşantılarında, düşünce sistemlerinde, geleceğe ilişkin beklenti ve umutlarında kalıcı hasarlar oluşabilmektedir. Özetle toplumda kaygı oldukça yükselmekte ve toplumun sağlığı bozulmaktadır.

Terörün amacı, toplumdaki sosyal hareketliliği azaltmak ve insanların sosyal hayattan kaçınmasını sağlamaktır. Kaçınma davranışları sergileyen kişiler ülkeyi terk etme, şehir hayatından uzaklaşma gibi davranışlar sergileyebilirler. Oysa günümüzde hiç kimse terörden bağımsız yaşayamaz. Bu nedenle başka bir ülkeye gitmemiz tam bir çözüm olmayabilir. Çünkü her yerde benzer bir durumu yaşama ihtimalimiz oldukça yüksektir. Toplumu tekrar sağlığına kavuşturmak için kişisel olarak kendimize düşen sorumluluğun farkında olmamız çok önemlidir. Burada bireyin, toplumun, basının, sivil toplum örgütlerinin, yöneticilerin yapacağı önemli görevler vardır. Bütün gücümüzle normal hayatımızı sürdürmemiz gerekir.

Etkinliğimize konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Abdülkadir Çevik ve Prof. Dr. Hamit Hancı'nın söylemleriyle ve çözüm önerileriyle pek çok sorumuza cevap vereceklerini değerlendiriyorum.

Terör mağduru vatandaşların hakkının aranmasında rol oynayacak hukuk sujesi avukatlar olacaktır. Bu bağlamda etkinliğimizin siz değerli meslektaşlarıma önemli katkılar yapacağına içtenlikle inanıyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle etkinliği düzenleyen Baromuz Sağlık Hukuk Kurulu üyelerine emeklerinden dolayı teşekkür ediyor ve değerli konuşmacılara başarı dileklerimi iletiyorum."

Panele, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Abdülkadir Çevik ve Adli Bilimciler Derneği Başkanı Prof. Dr. Hamit Hancı konuşmacı olarak katıldı.

Paneli, Ankara Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Hamit Baykara da izledi.

TARİH: 16 Kasım 2017

YER: ABEM