DUYURU

SALDA GÖLÜ MİLLET BAHÇESİ İHALE SÜRECİ ACİL OLARAK DURDURULMALIDIR

5018 SAYILI KAMU MALİ YÖNETİMİ VE KONTROLÜ KANUNUNA AYKIRI DAVRANIP 

KAMU ZARARINA NEDEN OLMAYIN.

 

15 Mart 2019 tarih ve 30715 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilen Salda Gölü ve Çevresi; 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planı, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım ve Uygulama İmar Planı kesinleşmeden 31.07.2019 tarihinde “Salda Gölü Millet Bahçesi ile Millet Bahçesine Ait Sosyal Donatılar İnşaatları ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi ihalesi” adıyla 31.07.2019 tarihinde 4734 sayılı Kanun’un 19. Maddesinde belirtilen ‘Açık İhale Usulü’ ile ihaleye çıkarılmış, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığı tarafından yapılan açıklama ile ihaleye 7 isteklinin teklif verdiği, değerlendirme sürecinin ardından kazanan firma ile sözleşme imzalanarak Millet Bahçesi’nin yapımına başlanacağı kamuoyuna duyurulmuştur.

İhale tarihi olan 31.07.2019 tarihinden önce 5 yurttaş, TMMOB’a bağlı Peyzaj Mimarları Odası ve Mimarlar Odası Antalya Şubesi tarafından ihalenin ve bu ihalenin makam onayının iptali talebi ile Isparta İdare Mahkemesi’ne açılan 3 ayrı davada Mahkemece 31.07.2019 tarihinde ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI’ndan ve TOPLU KONUT İDARESİ BAŞKANLIĞI’ndan ayrı ayrı “ihale onay belgesi kararının ve ihale onay belgesi düzenlendikten sonra yapılan işlemlerin onaylı suretlerinin, Burdur ili, Yeşilova ilçesi, Salda Gölü Millet Bahçesi ile Millet Bahçesine Ait Sosyal Donatılar İnşaatları ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşine yönelik ihale kararının hangi idari makam/merci tarafından alındığı ve hangi idari makam tarafından ihale kararının onaylandığı sorulmuş, şube veya birim tarafından ihale işleri gerçekleştirilmişse bu durumun ayrıntılı izah edilmesi istenilerek idarelere ilgili belgeleri Mahkemeye sunmak için 5 gün süre verilmiştir.

Mahkemenin ara kararına rağmen Burdur/Yeşilova sınırları içerisinde yer alan Salda Gölü ve Çevresi’ni kapsayan alanla ilgili olarak hazırlanarak askıya çıkarılan ancak askı süreci henüz kesinleşmeyen imar planlarına dayalı olarak ihale açarak teklif toplayan  Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve  Toplu Konut İdaresi Başkanlığı görevlileri ile isimleri soruşturma sırasında tespit edilecek diğer sorumlu kamu görevlileri hakkında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, 2872 sayılı Çevre Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerine muhalefet ile Türk Ceza Kanunu’nun 257. Maddesinde yer alan görevi kötüye kullanma suçunun işlendiği iddiası ile Ankara Barosu tarafından kamu görevlileri hakkında Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulmuştur.

Bilindiği üzere “Korunan Alanlarda Yapılacak Planlara Dair Yönetmelik”in 6. maddesinde,  uzun devreli gelişme planları hazırlanmadan bu plan ve bağlı olarak İHALE yapılamayacağı; Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği Ek-2 Listesinin 35. maddesi gereğince; “Temalı parklar, (50.000 m2 ve üzeri alanda kurulmuş, bilim, kültür, doğa veya spor gibi herhangi bir temayı esas alarak müşterilere izleme, eğlenme ve bilgilenme hizmetleri sunan tesisler” için ÇED sürecinin işletilmesi gerekir, Çevre Kanunu Madde 10 hükmü gereğince; “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemeyeceği” belirtilmişken emredici bu düzenlemelere aykırı şekilde ihale işlemlerine devam edilmesi açıkça suçtur.

Ankara Barosu olarak 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrolü Kanunu gereğince kamu maliyesinin zararına neden olunmadan ihale işlemlerinin derhal durdurulması, Mahkemece verilecek kararın beklenmesi gerektiğini hukuk devleti adına kamu görevlilerine hatırlatır; malî yönetim ve kontrol sisteminin zaafa uğradığı, yolsuzluk veya kamu zararına yönelik emarelerin ortaya çıktığı durumlarda ilgili kamu idarelerinin malî yönetim ve kontrol sistemlerini, malî karar ve işlemlerini mevzuata uygunluk yönünden teftiş edilmesi ve kamu görevlilerinin görev kusurlarının tespit edilmesi için Cumhurbaşkanlığı’nı göreve çağrılması için konuyla ilgili tüm yurttaşları ve meslek örgütlerini göreve çağıracağımızı kamuoyuna duyururuz.