DUYURU

Ülkemizde yargıya güvenin kalmadığı artık hepimizin bildiği bir gerçektir. Son zamanlarda yayınlanan iki uluslararası raporda bu durum açıkça görülmektedir. Dünya Ekonomik Forumu Yargı Bağımsızlığı Raporu’nda Türkiye, yargı bağımsızlığı kategorisinde 140 ülke arasında 111. sırada; henüz geçtiğimiz hafta açıklanan Dünya Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde ise Türkiye’nin yeri 126 ülke içinde 109. sıradadır. Bu tablo, yargı dünyası için utanç verici bir tablodur ve bu tablonun gerçekleşmesinde payı olanlar yüzünden meslektaşlarımız Selçuk Kozağaçlı, Behiç Aşçı, Aycan Çiçek, Engin Gökoğlu ve Aytaç Ünsal, tam 43 gündür açlık grevindedir. Çünkü hiçbir hukuk kuralına uymayan bir yargı sistemi; onların infazına çoktan başlamış, meslektaşlarımız da son çare olarak seslerini duyurabilmek için açlık grevine başlamışlardır. Tek istekleri var, o da adil yargılanmak. 

Meslektaşlarımızın yargılandıkları İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 10-14 Eylül 2018 tarihlerinde görülen celselerinden sonra heyet oybirliği ile tutuklu avukatların tahliyesine karar vermiştir. Aynı heyet ne olduysa 8 saat sonra, kararından rücu etmiş ve savcılık itirazını kabul ederek meslektaşlarımız hakkında hukukumuzda yeri dahi olmayan “tutuklamaya dönük yakalama emri” çıkarmış, ardından meslektaşlarımız tutuklanmıştır. Tahliye kararını veren heyet 48 saat geçmeden dağıtılmış, 37. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yeni bir heyet oluşturulmuştur. Bu olay açıkça doğal yargıç ilkesinin çiğnenmesinin bir örneğidir.
Yeni heyet, ikinci duruşmada da taraflı davranmış, ceza usul hukukunda yeri olmayan ve hukuk kurallarını yerle bir eden bir yargılama süreci sergilemiştir. Bu heyet, sanıkları ve avukatlarını duruşma salonundan çıkarmış, sanıkların ve avukatlarının yokluğunda tanıkları dinlemiş, açık kamu tanıklarını bile gizli tanık statüsünde değerlendirmiştir. Dosyadaki dijital deliller mahkemede tartışılmamış ve sanıklara da bu delillere dosya üzerinden erişim izni verilmemiştir. Anılan heyet 01.02.2019 ve 01.03.2019 tarihli tutukluluk incelemelerinde açıkça ihsas-ı rey yapmıştır.
Bu güne kadarki hukuk dışı uygulamaları ve kararları ile yargı bağımsızlığına kara bir leke düşürmüş bu heyetten adil bir yargılama yapması beklenmemektedir. Tutuklu meslektaşlarımız da bunu beklemediklerinden seslerinin duyulması için açlık grevi yapmaktadırlar.

Uluslararası alanda giderek kaybolan Türkiye yargısına güveni sağlamak için acilen yargıda yeni bir yapılanmaya gidilmelidir. Bunun için de İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin değiştirilmesinden başlanması; biz avukatların ve baroların başta gelen talebidir. Bu talebimizi biraz sonra  gerekçeleriyle birlikte HSK‘ ya sunacağız. 

HSK’ya buradan çağrımızdır: Kendinize adaletin tesisinde en küçük bir pay biçiyorsanız, 37. Ağır Ceza Mahkemesi heyetini değiştirmelisiniz. Yoksa elinizde dünya yargı endeksinde en sonunculuğa doğru giden bir Türkiye ve zindanlarında açlık grevleri yapan mahkumlardan başka bir şey kalmayacaktır.

İSTANBUL BAROSU BAŞKANLIĞI 
ANKARA BAROSU BAŞKANLIĞI 
İZMİR BAROSU BAŞKANLIĞI 
ANTALYA BAROSU BAŞKANLIĞI 
BURSA BAROSU BAŞKANLIĞI
AYDIN BAROSU BAŞKANLIĞI