DUYURU

BASIN AÇIKLAMASI

 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, 24.12.2017 tarih ve 30280 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Birçok kanunda değişiklik yapan ve Anayasa’ya aykırı şekilde amacı dışında düzenlemeler içeren 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile “HUKUK DEVLETİ” ilkesi artık tamamen ortadan kaldırılmıştır.

24.12.2017 tarihinde yayımlanan 696 sayılı KHK ile 6755 sayılı Kanun’un 37. Maddesine fıkra eklenerek;

 “Resmi bir sıfat taşıyıp taşımadıklarına veya resmi bir görevi yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın 15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden kişiler hakkında da birinci fıkra hükümleri uygulanır.” düzenlemesi getirilmiş,

 Türk Ceza Kanunu’nun 309-312. Maddelerinde düzenlenen suçlardan tutuklu ve hükümlü olanların duruşmalara “badem kurusu” renginde özel kıyafetle katılma zorunluluğu getirilerek, bu kıyafetleri giymeyen veya kasten zarar verenlerin ziyaretçi kabulünden yoksun bırakılacağı hüküm altına alınmıştır.

 Devlet otoritesi olmak demek, devletin; kanunlar çerçevesinde herkesin bu kanunlara uymasını isteme erki demektir.

 Devlet, toplum düzenini sağlayabilmek için, gücünü “yasalarla belirlediği” kolluk güçleri aracılığıyla nesnel ve eşit olarak kullanır.

 Ayrıca devletin egemenlik göstergesi, bu gücü elinde bulundurarak yasalar çerçevesinde yaptırım uygulayabilmesinden geçer.

 24.12.2017 tarihinde yayımlanan 696 sayılı KHK’nın soyut maddeleri ile aslında Devlet’e ait olması gereken bu güç kontrolsüz  gruplara devredilmektedir. Bu KHK ile, özellikle olağanüstü hal sürecinde çığ gibi katlanarak büyüyen “hukuk dışı uygulama yaratılması” durumu artık en uç noktaya gelmiştir.

 Anayasa’nın 121. Maddesine göre, olağanüstü hallerle ilgili KHK düzenlemelerinin resmi gazetede yayımlandıktan sonra aynı gün TBMM onayına sunulması gerekirken, bu süreçte sürekli olarak çıkarılan ve temel kanunlarda değişiklikler getiren düzenlemelerle yasama organının saf dışı bırakılması kabul edilemez.

 Hal böyle iken ve Anayasa Mahkemesi’nin, Anayasa’nın 121. Maddesi uyarınca çıkarılan KHK hükümlerini yine Anayasa’nın 148. Maddesine göre denetleyemeyeceği yönündeki kararı da dikkate alındığında, OHAL KHK’ları ile getirilen düzenlemelerin toplumsal hayat için ne kadar vahim düzenlemeler olduğu bir kez daha ortaya çıkmaktadır.

 Oysaki; Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir! Hukuk devleti ilkesi, Anayasada yer alan en önemli güvencedir; toplumsal barışın, düzenin ve güvenliğin teminatıdır. Suçluların cezasının hukuk yoluyla verileceğinin garantisidir.

 Ne acıdır ki, darbe teşebbüsü ve terör eylemleri bahane edilerek, bu teşebbüsü ve devamındaki eylemleri durdurmak amacıyla suç işlenmesine imkan tanıyan, sivil halkı birbirine karşı kışkırtan bu düzenleme, eylemlere müdahale etmeye hevesli gruplara cezai sorumluluk yüklenmeyeceği taahhüdü çağrısında bulunmaktadır. Linç meşru hale getirilmeye çalışılmaktadır.

Diğer taraftan tek tip kıyafetle duruşmalara çıkma zorunluluğu, ceza hukukunun temel ilkelerinden biri olan masumiyet karinesinin ihlalidir. Bir hukuk devletinde, iddia ve itham ne olursa olsun, mahkeme karar verene kadar herkesin  masum olduğu kabul edilmektedir. Tek tip kıyafet giydirilmesi, sanıkları toplum önünde peşinen suçlu gösterme ve onları rencide etme gayretidir, devlet erkini, hukuku ve hukukun uygulayıcısı hakimlerin karar verme yetkisinin devredilmesidir.

 Meclisin tamamen devre dışı bırakılarak her konuda düzenleme yapılması kuvvetler ayrılığı ilkesinin hiçe sayılmasıdır. Ülkenin KHK’larla yönetilmesi, bir hukuk devletinden kabile devletine dönüşmekte olduğumuzun göstergesidir.

 Ankara Barosu olarak, hukukun üstünlüğüne olan inancımızla, ülkece içinde bulunduğumuz vahim tablonun farkındayız! İvedilikle, hukuk devleti olmanın gereklerini yerine getirmek için herkesi ülkemizin geleceği konusunda, bizimle birlikte sorumlu davranmaya davet ediyor, siyasal iktidarın Kanun Hükmünde Kararnameler ile getirilen düzenlemelerden vazgeçmesi gerektiğini ifade ediyoruz.

 

ANKARA BAROSU BAŞKANLIĞI