BASIN AÇIKLAMASI

MİLLETİN VERGİSİYLE KAMPANYA YÜRÜTEN BİRİLERİNİ ARIYORSANIZ ETRAFINIZA BAKIN

Anayasa Referandumu sürecinde barolar üzerinden sürdürülen çirkin propagandaya bazı üyelerimizin de katılmasına üzülerek tanık olduk.

Referandumda tercihini ‘evet’ten yana kullanan ve ‘evet propagandası’ için sokağa inen Hukuk ve Demokrasi Kurumu üyesi meslektaşlarımızın Baromuzu karalayan beyanlarını okurken kendileri için ayrıca üzüldük.

Ankara Barosu’nu suçlayan meslektaşlarımız öncelikle bilmelidir ki yapılmak istenen Anayasa değişikliğiyle ilgili söz söylemek, en çok baroların hakkıdır.

Avukatlık Kanunu, 76’ncı maddesinde baroları şöyle tanımlar: Barolar, avukatlık mesleğini geliştirmek; meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak; meslek düzenini, ahlakını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak; avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm çalışmaları yürüten; tüzel kişiliği bulunan; çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır.

Aynı Kanun’un 95’inci maddesi, baro yönetim kurullarının görevleri arasında ‘hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmayı, korumayı ve bu kavramlara işlerlik kazandırmayı’ da belirtmektedir.

Yani yapılmak istenen Anayasa değişikliğine ilişkin söz söylemek, baroların sadece hakkı değil aynı zamanda da görevidir. Başka bir deyişle barolar siyaset yapmamakta, görevini yapmaktadır. O barolardan biri de Ankara Barosu’dur.

Aklıselim hiçbir hukukçunun, demokrasinin olmazsa olmazları arasında yer alan kuvvetler ayrılığı ve yargı bağımsızlığı ilkelerini felce uğratacak böyle bir Anayasa değişikliğine “evet” demesi ise mümkün değildir.

Ankara Barosu da söz konusu Anayasa değişikliğine aklıselimle “hayır” demektedir. Ve Avukatlık Yasası’nın kendisine verdiği ‘hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak koruma görevini yerine getirmektedir.

Ankara Barosu’nu bir siyasi partinin güdümünde ‘hayır kampanyası yürütmekle’ suçlayan meslektaşlarımıza, bu meselenin bir parti değil memleket meselesi olduğunu hatırlatıyoruz.

Bir siyasi partinin güdümünde kampanya yürütenlerin Ankara Barosu değil kendileri olduğu gerçeğini kamuoyunun dikkatine sunuyoruz.

Ankara Barosu’nun “hayır” demesinden rahatsız olan kişilere anımsatmak istediğimiz diğer bir konu ise baroların gelir kaynaklarıdır.

Barolar, milletin ödediği vergilerden oluşan genel bütçeden pay almazlar. Baroların bütçesini, üye aidatları ve vekalet pulu gelirlerinden aldıkları paylar oluşturur. Yani Ankara Barosu ve diğer barolar, referanduma ilişkin çalışmalarını milletin vergisiyle yürütmemektedir.

Milletin vergisiyle referandum kampanyası yürüten birilerini arıyorlarsa evet kampanyasında omuz omuza verdikleri iktidar partisine ve Sayın Cumhurbaşkanı’na bakmalarını öneriyoruz.

Ankara Barosu’nun Anayasa Referandumu için geliştirdiği Her Okula Bir Avukat Projesi’nden neden rahatsız olunduğunu anlamakta da güçlük çekiyoruz.

Risk altındaki oylar, ‘evet’ten ziyade ‘hayır’ oylarıdır. Ama Her Okula Bir Avukat Projesi’nin amacı, sadece hayır oylarının çalınmasını önlemek değildir. Referandum günü sandık bölgelerinde görev yapacak meslektaşlarımız, hayır oyları kadar evet oylarının da güvencesi olacaktır.

Meslektaşlarımıza ve kamuoyuna saygıyla duyururuz.

ANKARA BAROSU BAŞKANLIĞI