BASIN AÇIKLAMASI

DİZ ÇÖKMEYECEK, BOYUN EĞMEYECEĞİZ!

Siyasi iktidar, yasal koşulları olmadığı halde uzatmakta ısrar ettiği OHAL koşullarını, muhalifleri ve emekçileri sindirmek için kullandığını çekinmeden itiraf etmiştir.

Sayıları binlerle ifade edilen tutuklamalar, KHK’lerle kamu görevlerinden sorgusuz ve delilsiz şekilde ihraç edilmeler ve dernek kapatma kararlarının üzerine hak arama istemlerine karşı yargı yollarının tamamen kilitlenmesi ve bu nedenlerle yaşanan intihar ve açlık grevleriyle birlikte 1,5 yıla yakın süredir devam eden OHAL sürecinde yaşananlar, ‘insan hakkı ihlalleri’ boyutunu aşarak ‘toplumsal kıyım’ boyutuna ulaşmıştır.

Hukuki belirlilik ve güvenceler yerle bir edilmiş, kişiye göre uygulanan bir sistem egemen olmuştur. Uzun yıllardır toplumsal avukatlık geleneğini büyüten Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) de birçok dernek gibi bir gece yarısı KHK’si ile kapatılmış; toplumsal avukatlık da tüm muhalif unsurlar gibi ‘terörist’ ilan edilmiştir.

ÇHD üyesi ve Halkın Hukuk Bürosu avukatı 16 meslektaşımızın hukuka aykırı bir biçimde tutuklanmaları yetmezmiş gibi 13 Kasım 2017 günü aynı avukatlık bürosunun avukatı ve ÇHD Başkanı Avukat Selçuk Kozağaçlı da tutuklanmıştır.

Mesleği gereği her an göz önünde ve ulaşılabilir durumda olan bir avukatın beş gün süreyle sebebi açıklanmadan gözaltında tutulmasının, savcılığa çıkarıldığında ise kendisine sadece mesleki sebeplerle bulunduğu yer ve koşulların sorulmasının, zorlanarak uydurulmuş suç şüphesi ve örgüt üyeliği suçlamasıyla tutuklanmasının, toplumsal ve muhalif avukatlığı bitirmeye yönelik keyfi bir bedel ödetme yöntemi olduğundan en ufak bir şüphemiz yoktur.

Avukat Selçuk Kozağaçlı ve diğer tutuklu avukatlara Nuriye ile Semih’in, Soma’da katledilen işçilerin ailelerinin, Berkin ve Ali İsmaillerin ailelerinin, Cerattepe’deki direnişin, Ankara Garı’nda katledilen yüzlerce insanın ailelerinin avukatlığını üstlenmenin bedeli ödetilmeye çalışılırken ‘dışarıda’ olan biz binlerce avukata da parmak sallanarak gözdağı verilmesi amaçlanmaktadır.

Biz avukatlar, müvekkillerimizi her türlü hak ihlalinden korumak için görevler üstlenmekteyiz; mesleğimizin doğası bunu gerektirmektedir. Hukuk devletlerinde savunma / avukatlık, mahkemelerin varlık ve meşrulukları için olmazsa olmaz koşuldur. Gerçek ve adil bir yargılamadan bahsedebilmek için avukatların bağımsız bir biçimde işlerini yapabiliyor olmaları ve işlerini yaptıkları için devletin cezalandırma tehdidini enselerinde hissetmiyor olmaları gerekmektedir.

Bu nedenle “Avukat Selçuk Kozağaçlı’nın tutuklanma sebeplerini açıklayın” diyor ve bir kez daha yüksek sesle sesleniyoruz;

Toplumsal muhalefeti savunmasız bırakma ve halka / avukatlarına gözdağı verme amaçlı bu tutuklamaları KABUL ETMİYORUZ! Toplumsal muhalefetin avukatları tutuklamakla bitmeyecek kadar çoktur!

DİZ ÇÖKMEYECEK, BOYUN EĞMEYECEĞİZ!

ANKARA BAROSU İNSAN HAKLARI MERKEZİ