BASINA VE KAMUOYUNA

DARBEYE VE ADALETSİZLİKLERE GEÇİT YOK!


Ülkemiz, iki yıl önce, 15 Temmuz günü akşamında; sivil bürokrasiye, yargıya ve orduya, kısaca devletin her kademesine sızan ve çeşitli siyasi destekler ve operasyonlar vesilesiyle sızmasına izin verilen FETÖ’nün, kanlı ve alçak darbe girişimine maruz bırakılmıştır.


Darbe girişimi ile Türkiye Cumhuriyeti’nin; laik, üniter, demokratik parlamenter rejimine ve ilkelerine, hukukun üstünlüğüne ve insan hak ve hürriyetlerine, Cumhuriyet’in erdemlerine ve değerlerine kastedilmiştir. 


Ankara Barosu olarak yıllarını darbelerle mücadele ile geçirmiş ve hukukun üstünlüğünü her koşulda savunmuş olan bizler, ülkemizin rejimine kasteden darbecileri ve onların karanlık zihniyetlerini lanetliyoruz.


Demokrasimizin ve parlamenter rejimimizin kurtarılmasında, darbeye ve bu karanlık zihniyetlere karşı kahramanca mücadele verirken yaşamını yitiren kahramanlarımızı saygı ve minnetle anıyoruz.


Ankara Barosu olarak hukukun üstünlüğüne inanıyor ve Atatürk ilke ve devrimlerinin ışığında parlamenter rejimi ve çoğulcu demokrasiyi savunuyoruz. Ülkemizin bir daha böyle darbe girişimlerine sahne olmaması için; çocuklarımızın daha aydın, daha barışçı ve daha umut dolu bir gelecekte aklı ve irfanı hür bir yaşam sürmesi için, FETÖ ve benzeri örgütlerle mücadelede şunları talep ediyoruz:


1) Devlet yönetiminde; hukukun üstünlüğü, adalet, liyakat ve şeffaflık gibi evrensel değerler ölçüt olarak esas alınmalı ve hiçbir mezhebi, dinsel, etnik ve kültürel aidiyete kayırmacılık yapılmamalıdır.


2) Darbeyi gerçekleştirenlerin siyasi ayağı ve aktörlerinin tümü bir an önce açığa çıkartılıp haklarında hukuki işlem başlatılıp, en ağır cezaya çarptırılması gerekmektedir.


3) Hukuki manipülasyonlara yer verilmemesi için darbe ile mücadele adı altında muhalif sesler susturulmamalı, çok sesliliği esas alan daha kaliteli bir demokrasinin inşasına başlanılmalıdır. Çünkü unutulmamalıdır ki çok sesli bir dünyaya TEK sesle ve TEK anlayışla ulaşılamaz. 


4) İnsan haklarını ve özgürlüklerini sınırlayan, nice haksızlıklar ve hukuksuzluklar yaratmış olan OHAL gibi hukuk dışı yönetsel uygulamalara derhal son verilmeli, bir daha benzeri uygulamalara izin verilmemelidir.


5) Hukukun üstünlüğüne daha çok önem verilmeli, güçlülerin hukukuna karşı kayıtsız şartsız insan hakları ve özgürlükleri savunulmalı ve güçlendirilmelidir.


Siyasi iktidarın ve tüm kamuoyunun dikkatine sunuyoruz.