AYRIMCILIK KISKACINDA ULUSLARARASI GÖÇMENLER GÜNÜ PANELİ YAPILDI

Ankara Barosu Mülteci Hakları Merkezi ve Atılım Üniversitesi Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen “Ayrımcılık Kıskacında Uluslararası Göçmenler Günü Paneli” 18 Aralık 2021 tarihinde Ankara Barosu Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Panelin açılış konuşmasını Ankara Barosu Başkanı Av. Kemal Koranel yaptı. 

Koranel şunları söyledi: “Ankara Barosu Mülteci Hakları Merkezi ve Atılım Üniversitesi Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen ‘Ayrımcılık Kıskacında Uluslararası Göçmenler Günü’ paneline hoş geldiniz.

18 Aralık 2001 yılında gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun ve aynı yıl içerisinde Paris’te gerçekleştirilen UNESCO Yürütme Kurulu’nun aldığı karar gereği 18 Aralık, Uluslararası Göçmenler Günü olarak ilan edilmiştir. Esasen günün amacı da, güncel tahminlere göre dünya nüfusunun yaklaşık %4’üne tekabül eden 281 milyon uluslararası göçmenin haklarının tanıması ve yaşadıkları sorunlar konusunda bir farkındalık yaratmaktır.

Uluslararası ölçekte, evrensel olarak kabul edilmiş bir ‘göçmen’ tanımı bulunmamaktadır. Ancak uzmanların çoğu "göçün nedeni ve hukuki statüsünden bağımsız olarak ikamet ettiği ülkeden ayrılarak başka bir ülkeye giden kişi” tanımı üzerinde hemfikir. Birleşmiş Milletler göçmeni, sebepleri, gönüllü olup olmaması, göç yolları, düzenli veya düzensiz olması fark etmeksizin yabancı bir ülkede bir yıldan fazla ikamet eden bir birey olarak tanımlar. Diğer taraftan Uluslararası Göç örgütü mültecileri de göçmen kategorisine almıştır. Ancak örgüte göre, ‘her mülteci göçmen sayılsa da her göçmen mülteci değil.’

AKINCI - NERGİZ VE GEDİK’in Göç Araştırmaları Dergisinde yayımlanan makalesinde de belirtildiği gibi  ‘Toplumsal yapının yeniden şekillenebilmesi açısından göç hareketlerinin rolü yadsınamaz. Toplumlar, içerisinde değişik grupları ve kültür öğelerini barındıran geniş bir toplumsal sistem ve ilişkiler ağıdır.’  İnsanlık tarihi boyunca, üstelik ülkemiz gibi göç yolları üzerinde bulunan bir coğrafyanın da bu etkiden azade kılınabilmesi mümkün olmamış; yüz yıllardır insanlığın yer değiştirme hareketlerine tanıklık etmiştir.  

Dünya nüfusunun hiç de azımsanmayacak bir oranının yer değiştirdiği düşünüldüğünde, sadece ülkemiz açısından değil, dünya yönünden de göçmenlerin toplumsal, siyasal, kültürel, ekonomik, yönetsel yönleri olduğu kadar hukuki yönüyle de hukukçuları yakından ilgilendirmektedir. Zira göçün temel öznesinin insan olduğu gerçeği, bizi, ulusal ve uluslararası mevzuatla korunan temel insan haklarına ulaştırmaktadır.

Bugün burada bulunma amacımız da, temel insan haklarına, insanca yaşama onuruna erişme yolunda verilen bu mücadele ve ülkelerindeki iç savaş, siyasi ve toplumsal baskı, ayrım gözetmeyen şiddet gibi sebeplerle ülkemize ister göçmen ister mülteci veya sığınmacı, ister geçici koruma ile gelen kişilerin uğradıkları ayrımcılık üzerine konuşmak.  

 Zira bu insanlar, arkalarında bıraktıkları travmatik tecrübelerden sonra maalesef ülkemizde de belirli bir kesimin ayrımcı diline, tutum ve davranışlarına maruz kalıyor. Son günlerde varlıkları tartışma konusu olan, ülkemizde yaşanan ekonomik, siyasi neredeyse her sorunda ayrımcı ve yabancı düşmanı bir dil ile hedef gösterildiği, sorunların kaynağı ilan edildiği bu sürecin yansıması ise özelde maalesef ayrımcılık ve nefret söylemine hedef olmak şeklinde oluyor.

Bu ayrımcılığın hem hukukçular hem de topluma izahı ve bu yönde gerçek bir farkındalık yaratmanın şart olduğunu düşünüyorum. Ayrımcılığın ve dahi belirli bir gruba yönelik nefret söylemlerinin uluslararası metinlerle ve Anayasamızla yasaklandığını;  Türk Ceza Kanunu ile de suç olarak düzenlendiğini biz hukukçular biliyoruz ancak özellikle yurttaşların bu konuda aydınlatılması, Avukatlık Kanunu uyarınca, bize düşen hayati bir görev halini alıyor.

Bunu sağlayamadığımız müddetçe, ayrımcılığa ve nefret söylemlerine maruz kalanları savunmak da, tabir-i caizse, bir günah keçiliğini üstlenmekle eşdeğer hale geliyor ve savunucuları -adeta bir suçlu gibi- kendilerini sanık sandalyelerinde bulabiliyor.

Bu panelin düzenlenmesinde emeği geçen Ankara Barosu Mülteci Hakları Merkezi Başkanı Sayın Avukat Ebru Beşe’ye, Sayın Doç. Dr. Doğa Elçin’e, Sayın Avukat Selen Vargün Alıtkan’a ve Sayın Hene Elkatip’e şahsım ve Yönetim Kurulu Üyesi arkadaşlarım adına teşekkür ediyor, bu etkinliğin bu amaç doğrultusunda faydalı olması temennisi ile hepinizi tekrar selamlıyorum.”

Moderatörlüğünü Ankara Barosu Mülteci Hakları Merkezi Başkanı Av. Ebru Beşe’nin üstlendiği panele, Atılım Üniversitesi Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Doğa Elçin, Av. Selen Vargün Alıtkan, oyun yazarı Hene Elkatib katıldı. 

Paneli, Ankara Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Fatma Önal ve meslektaşlarımız izledi. Panele katkı sağlayan konuşmacılara,  Ankara Barosu Başkanı Av. Kemal Koranel tarafından teşekkür plaketi takdim edildi.

“Ayrımcılık Kıskacında Uluslararası Göçmenler Günü” başlıklı paneli AnkaraBarosuTv YouTube sayfası üzerinden izleyebilirsiniz.