ANKARA BAROSU’NDAN KADIN MUHTARLARA SANDIK GÜVENLİĞİ İÇİN İŞBİRLİĞİ ÇAĞRISI

Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü öncesinde Başkent’teki kadın muhtarlarla kahvaltıda buluştu. Ankara Barosu Başkanı Av. Hakan Canduran, referandumda sandık güvenliğini sağlayabilmek için kadın muhtarlara işbirliği çağrısı yaptı.

Ankara Barosu Eğitim Merkezi’nde (ABEM) 4 Mart 2017 Cumartesi günü gerçekleştirilen Kadın Muhtarlar Buluşması’na, Ankara Barosu Başkanı Av. Hakan Canduran, Genel Sekreteri Av. Evrim Dost, Yönetim Kurulu üyeleri Av. Hamit Baykara, Av. Kemal Koranel, Av. Birgül Tavşan Kayıran, Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Tülay Çelikyürek, Avukatlık ve Staj Akademisi Başkanı Av. Samiye Eyuboğlu ve Kadın Muhtarlar Derneği Başkanı Serpil Erenoğlu ile çok sayıda kadın muhtar katıldı.

Toplantıda kadın muhtarlara hitabeden Av. Hakan Canduran, şöyle konuştu:

“Dört gün sonra, Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü, yani New York’ta çoğu kadın 129 dokuma işçisinin grev yaptıkları için kilitlendikleri fabrikada yanarak can vermesinin 159’uncu yıldönümünü idrak edeceğiz.

Kadına yönelik şiddetin, ayrımcılığın ve sömürünün yüzyıllardır sürdüğü; her yıl yüzlerce kadının öldürülüp yaralandığı, taciz ve tecavüze uğradığı bu ülkede, 8 Mart’lar çok daha anlamlı hale geliyor.

8 Mart öncesinde Ankara’daki kadın muhtarlarla biraraya gelmek de onun için çok daha anlamlı bizler için.

Türkiye olarak yine kritik bir dönemecin eşiğindeyiz.

Resmi Gazete’de 11 Şubat’ta yayınlanan ve 16 Nisan’da referanduma sunulacak olan Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile mevcut Anayasamız temelden değiştirilmek isteniyor.

Kanun teklifinin genel gerekçesinde, ‘yürürlükteki anayasaların tercih ettiği hükümet sistemlerinin beklenen kamusal faydayı istenen düzeyde sağlayamadığı; istikrarsızlıkların, krizlerin ve vesayetlerin önünde mutlak bir güvence oluşturamadığı; özellikle 1982 Anayasası’nın saf parlamenter sistem yerine, Cumhurbaşkanı ve güçlü yürütme ekseninde konumlanan bir yapı özelliği gösterdiği; yasamanın ve yürütmenin ayrı ayrı ve doğrudan millet tarafından seçildiği bir sistemin benimsenmesinin ülke şartları ve ihtiyaçlarına daha uygun olacağı’ ısrarla vurgulanmaktadır.

Gerekçenin en son bölümünde ise ‘Anayasa değişikliği teklifiyle sunulan modelin, Türkiye’nin sistem tecrübesi ve dünya hükümet sistemi pratikleri gözetilerek geliştirilmiş rasyonel bir model’ olduğu savunulmaktadır.

Ne yazık ki gerçek, bu gerekçede çizildiği kadar tozpembe değildir. Ülke şartları ve ihtiyaçları, bu Anayasa’yı zorunlu kılmamaktadır.

Muhtarlar, genel yönetimin temsilcisidir. Bölgelerini, mahallelerini en iyi muhtarlar bilir. Halkı en güzel muhtarlar tanır. Çevrelerinin, yörelerinin nabzını en iyi muhtarlar tutar. Bu nedenle yapılmak istenen anayasa değişikliğine neden ‘hayır’ denmesi gerektiğini siz muhtarların anlatması lazımdır.

Siz hem muhtar hem kadın kimliğiniz ile çok önemli bir konumdasınız. Cumhuriyetin ilk yıllarından bu yana, ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Milletimiz güçlü bir millet olmaya azmetmiştir. Bunun gereklerinden biri de kadınlarımızın her konuda yükselmelerini sağlamaktır. Bundan dolayı kadınlarımız, ilim ve fen sahibi olacaklar ve erkeklerin geçtikleri bütün öğretim basamaklarından geçeceklerdir’ düşüncesinden hareketle yapılan düzenlemeler neticesinde, kadının birey olarak kabulü mücadelesi Cumhuriyet tarihinde hız kesmeden devam edegelmiştir. Bu dönemde Türkiye Cumhuriyeti’nde kadınlara tanınan haklarda çağın ilerisinde adımlar atılmış; kadın hakkı kavramsallıktan çıkarak çok daha ileri bir noktaya taşınmıştır. Eğitim hayatında birlik kavramı getirilmiş; kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınmış ve kadın kavramının değeri, bir kez daha özenle ifade edilmiştir.

Bugün ise son yıllarda yaşanan olaylar neticesinde de açıkça görülmektedir ki toplumsal düzeyde kadın ve çocuğa yönelik şiddetinin artması ve gerek politik gerekse toplumsal düzeyde yaşanan olumsuz gelişmeler neticesinde geriye giden kadın hakları algısını yeniden güçlendirmek zorunlu olmuştur.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun 2017 Şubat ayı raporuna göre, erkek şiddeti kurbanı kadın sayısı 30, istismara uğrayan çocuk sayısı 14, cinsel şiddet uygulanan kadın sayısı 19. Öldürülen kadınların 17’sinin katili babası, kocası ya da erkek arkadaşı. Kadınların yüzde 37’si boşanmak isterken öldürülmüş. 2 kadın hamileyken öldürülmüş. Kadınların yüzde 40’ı evliyken öldürülmüş.

Devleti temsil eden siz muhtarlar, halkla devlet arasında bir köprüsünüz. Çalınacak ilk devlet kapısı, sizin kapınız. Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’ni çağın gerisine düşmesine izin vermeyin. Kadınlarımıza tanınmış haklara sahip çıkmak için Anayasa değişikliğine ‘hayır’ deyin!

Kadın haklarının yalnızca sözde bir kavram olmadığını, temel insan hakları kapsamında insanların/bireylerin eşit olması gerekliliğinden kaynaklı haklardan olduğunu yılmadan, bıkmadan usanmadan anlatabilmek için hayır deyin!

Biz Ankara Barosu olarak inanıyoruz ki toplumları toplum yapan kadındır. Kadının toplum içerisinde sahip olduğu haklara yapılan her türlü müdahale, kuşkusuz ki gelecek nesillerin ve ülkenin gelişmesinin önündeki en büyük engeldir. Bu nedenle Anayasa değişikliğine hayır denmelidir.

Referanduma ilişkin diğer önemli bir konu da hiç kuşkusuz sandık güvenliği konusudur.

Biz Ankara Barosu olarak, sandık güvenliğine katkıda bulunabilmek için her seçim sürecinde Seçim Güvenliği Merkezi kuruyoruz. Sandık güvenliğine gölge düşürebilecek her olaya, seçim hukuku alanında uzman meslektaşlarımız aracılığıyla müdahale ediyoruz.

Bu referandum sürecinde de Referandum Güvenliği Merkezi kuracağız. Sizlerden istirhamımız, mahallelerinizdeki sandık bölgelerinde yaşanabilecek her olumsuzluğu bu merkeze bildirmeniz.

Sizlerden gelecek her ihbarın titizlikle değerlendirileceğine ve sandığa gölge düşürecek her olaya anında müdahale edileceğine emin olunuz.

Bu sayede sandık güvenliğine hep birlikte katkıda bulunabilir ve Türkiye’nin geleceğini yakından ilgilendiren bu referandumda oyların heba olmamasını sağlayabiliriz.

Bu konudaki işbirliğiniz için her birinize şimdiden ayrı ayrı teşekkür ediyor ve hepinize hoşgeldiniz diyorum.”

TARİH: 4 Mart 2017
YER: ABEM