ADALETİN TEMİNİ İÇİN TAŞIN ALTINA ELİMİZİ KOYMAKTAN GERİ DURMAYACAĞIZ

Ankara Barosu tarafından açılan, İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararının iptali istemli davanın duruşması 28.04.2022 tarihinde gerçekleştirildi. Danıştay 10. Dairesi'nde görülen duruşmanın bitiminde, Baromuzca basın açıklaması düzenledi.

Basın açıklamasını Ankara Barosu adına Ankara Barosu Başkanı Av. Mehmet Eren Turan okudu.

Basın açıklamasına Ankara Barosu Başkan Yardımcısı Av. Dr. Mahcemal Seyhan, Genel Sekreteri Av. Emrah Acar, Saymanı Av. Zafer Doğan Bilgin, Yönetim Kurulu Üyelerinden Av. Mihriban Şentürk, Av. Fatma Önal, Av. Zekiye Avcı, Av. Oğuz Atasoy, Av. İnanç Görür ve Av. Alican Ertaş ile Merkez ve Kurullarımızdan çok sayıda meslektaşımız katıldı.

Ankara Barosu Başkanı Av. Mehmet Eren Turan şunları söyledi:

“Adını imzalanmış olduğu İstanbuldan alan ve bu sebeple İstanbul Sözleşmesi olarak tanınan;

Kadına yönelik şiddet, aile içi şiddetin önlenmesi ve bunlarla mücadeleye dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile feshinin iptali için açtığımız davanın duruşması için toplandık.

Amacı, toplumun bireylerine cinsiyet, ırk, dil, din, siyasi görüş, azınlık, cinsel yönelim, engellilik, medeni hal, göçmen ya da mülteci olması nedeniyle yönelen şiddeti ortadan kaldırmak, bunun için politikalar ve tedbirler tasarlamak, kuruluşlar ve kolluk kuvvetleri birimlerinin birbiriyle etkili biçimde işbirliği yapmalarına destek ve yardım sağlamak olan sözleşmenin varlığı, sözleşmenin karşı çıktığı şiddetle mücadele etme niyetinin göstergesidir.

Amacı ve koruduğu haklar dikkate alındığında, sözleşmenin ; toplumsal hayatımızda var olduğu açıkça gözlemlenen ve her geçen gün artan şiddetin önlenmesine açıkça hizmet edeceği ortadadır.

İstanbul Sözleşmesinde ön görülen amacın gerçekleşmesinde kamu yararının bulunduğu, idarenin tüm eylem ve işlemlerinin öncelikli şartının da kamu yararının gerçekleştirilmesi olduğu dikkate alındığında, cumhurbaşkanlığı tarafından tesis edilen sözleşmenin feshi işleminin kamu yararına aykırı olduğu izaha muhtaç değildir.
Kaldı ki, Anayasamızın 90 ve 104 maddeleri birlikte değerlendirildiğinde ; Milletlerarası Antlaşmaların Cumhurbaşkanlığı tarafından onaylanmasının, TBMM tarafından çıkarılacak Kanunla uygun bulunmasına bağlı olduğu ortadadır. Onaylanması TBMM tarafından çıkarılacak kanunla uygun bulunmasına bağlı olan sözleşmenin cumhurbaşkanlığı kararıyla iptali, TBMM iradesinin hiçe sayılmasıdır.

Anayasamızın 6. Maddesine göre hiç kimse Anayasadan almadığı bir yetkiyi kullanamaz. Yine Anayasamızın 104. Maddesi incelendiğinde Uluslar arası Sözleşmeleri Onaylama ve Yürütmeye koyma yetkisi verilmişse de, sözleşmeden çıkma yönünde bir yetkinin yürütmeye verilmediği anlaşılmaktadır.

Kamu kurumu niteliğinde bulunan Baromuzun görevleri arasında hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak sayılmaktadır. Sözleşmenin amacı, hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını hiçbir ayrım gözetmeksizin tesis etmekte olduğundan sözleşmenin iptaline karşı dava açmak baromuzun en temel sorumlulukları arasındadır. 

Ankara Barosu olarak kadına yönelik her türlü şiddetin, bireylerin cinsel yönelimlerine bağlı ötekileştirilmelerinin, mültecilerin statülerinden kaynaklı ayrımcılığa tabi tutulmalarının karşısında olduğumuzu, öncelikle dezavantajlı gruplar olmak üzere toplumu oluşturan her birey için sosyal adaletin temini açısında taşın altına elimizi koymaktan geri durmayacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiririz.”