6769 SAYILI SINAİ MÜLKİYET KANUNU’NUN MARKA HUKUKUNA GETİRDİĞİ YENİLİKLER SEMPOZYUMU YAPILDI

Ankara Barosu ve Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından düzenlenen 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun Marka Hukukuna Getirdiği Yenilikler Sempozyumu, 2 Mart 2017 Perşembe günü Gazi Üniversitesi Mimar Kemalettin Salonu’nda gerçekleştirildi.

Sempozyumun açış konuşmasını, Ankara Barosu Başkanı Av. Hakan Canduran yaptı. Av. Hakan Canduran, şunları söyledi:

“1994 yılında Türk Patent Enstitüsü’nün kurulması ve ardından da 10 Ocak 2017 tarihine kadar geçerliliğini koruyan KHK’lerin yayınlanması ile ciddi bir ivme kazanan sınai haklar konusunda elimizi çok hızlı tuttuk ve 2000 yılında Fikri Mülkiyet ve Rekabet Hukuku Kurulu’nu kurduk. Ardından 2001 yılından itibaren Fikri Mülkiyet ve Rekabet Hukuku Dergisi’ni çıkartmaya başladık.

Bu alanda bir ilk olma özelliğini taşıyan FMR Dergisi’ni yaklaşık 10 yıl aralıksız olarak yayınladık ve çok sayıda makale, yargı kararı ve yabancı mahkeme kararlarını ilgililerin bilgisine sunduk.

Konuya ilişkin çok sayıda panel, sempozyum ve eğitim programlarını da gerçekleştirdik.

Bugün geldiğimiz noktada, FMR’nin içindeki alanlardan birisi olan sınai mülkiyet mevzuatında gerçekten de devrim olarak kabul edilebilecek Sınai Mülkiyet Kanunu, ocak ayı itibarıyla yürürlüğe girmiştir. Uzun zaman alan bu çalışmayı sonuçlandıran Sayın Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı’nı ve emeği geçen herkesi kutluyorum.

Bu süreçte meslektaşların konu hakkında bilgilendirilmelerini sağlamak amacıyla hızlı bir şekilde hem Fikri Mülkiyet ve Rekabet Hukuku Kurulumuz ve hem de kısa bir süre önce hayata geçirdiğimiz Ankara Barosu Avukatlık ve Staj Akademimiz, eğitim, panel ve sempozyumları hayata geçirmek için çalışmalarına başlamıştır. Nitekim bugün de Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi ile birlikte gerçekleştirdiğimiz bu sempozyum, marka hukukuna getirilen yenilikleri konuşacağımız ilk program olacaktır.

Yine bu hafta sonu başlayacak olan Marka Hukuku Eğitimi de AVSA tarafından planlanmış ve hem Türk Patent’in hem de çok değerli uygulayıcı ve akademisyenlerimizin katkıları ile marka hukukunda getirilen tüm yeniliklerin, tescil süreci ve yargı sürecini de kapsayacak şekilde anlatılacağı bir çalışma olacaktır.

Devamında tasarım hukuku ile patent hukuku alanında ve özellikle marka vekilliği ve patent vekilliği sınavlarına yönelik eğitimler de gerçekleştirilecektir.

Biz Ankara Barosu olarak, kısa süre önce Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Habib Asan’ı ziyaret ettik. Bu ziyaretin sonucu olarak Ankara Barosu ve Türk Patent arasında işbirliği yapılması konusunda da görüş birliği oluştu. Bu çerçevede en kısa sürede müşterek çalışmalarımıza başlayacağız.

Baromuz, son derece önemli bu gelişmeleri yakından takip etmekte, yarıdan fazlasını avukatların oluşturduğu marka vekilliği ve patent vekilliğinde ve ayrıca konunun yargılama boyutunda hızlı bir şekilde meslektaşlarımızın eğitimini ve değişikliklere intibakını sağlamak adına her tülü çalışmaya başlamış ve devam da ettirecektir.  

Bir konuya da değinmeden geçemeyeceğim. Ankara’nın en simge üniversitelerinden biri, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün adını hakkıyla taşıyan en köklü üniversite olan Gazi Üniversitesi’nin tıp ve teknik bölümleri dışında kalan sosyal bölümleri, yeni kurulacak olan Hacı Bayram-ı Veli Üniversitesi’ne devredilecekmiş.

Eğitim fakülteleri yönünden Türkiye’de lider olan bir üniversitenin, eğitim fakültelerini de içine alan sosyal bölümlerinin yeni kurulacak bir üniversiteye devredilmesine neden ihtiyaç duyulduğunu anlamakta zorlanıyorum.

1926 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin aydınlanma yolunda eğitime verdiği önemin ilk ve en somut örneklerinden biri olan, o zamanki adıyla Orta Muallim Mektebi ve Terbiye Enstitüsü adıyla eğitim ve öğretim hayatına başlayan, 1982 yılında Gazi Üniversitesi kimliğine kavuşan, üniversite çatısı altına girdiğinde uygulamalarıyla zaten bir üniversite konumuna çoktan kavuşmuş olan böyle değerli bir üniversitenin, Ankara için büyük bir şans ve aynı zamanda gurur kaynağı olduğunu düşünüyorum.

Benim de ders verdiğim öğrenciler arasında yer alan Gazi Üniversitesi öğrencileri, görüyorum ki öğrenci başına düşen öğretim elemanları sayısı bakımından dünya standartlarını yakalamış, Türkiye’nin en çok fakülte ve yüksekokuluna sahip üniversitesinde öğrenim görmenin,  dünyanın en iyi üniversiteleri sıralamasında ilk 500 içinde yer alan bir okulu tecrübe etmenin haklı gururunu ve mutluluğunu yaşamaktadırlar.

Gelin, ‘Gazili olmak ayrıcalıktır’ ilkesini, Gazi Üniversitesi’nin ‘kalbi’ sosyal bölüm öğrencilerinden esirgemeyelim.”

Sempozyumun ilk oturumunu, Başkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rıza Ayhan yönetti. Bu oturumda Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Emekli Hakimi Av. Türkay Alıca, Sınai Mülkiyet Kanunu çerçevesinde Türk Marka Hukuku’nda yapılan değişiklikleri; Türk Patent ve Marka Kurumu Uzmanı Elif Aykurt, markanın aynı / aynı türden mal veya hizmetler için başkasına devri veya muvafakat yoluyla başkası adına tescilini ve Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Hayrettin Çağlar, tescilli markanın kullanılmasının sonuçlarını anlattı.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Üyesi Levent Yavuz’un yönettiği ikinci oturumda ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Daire Üyesi Uğur Çolak, markanın ticaret unvanı, işletme adı ve karşılaştırmalı reklamlarda kullanılmasını; Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Hamdi Pınar da Sınai Mülkiyet Kanunu hükümlerine göre marka hukukunda hakkın tükenmesi ilkesini anlattı.

TARİH: 2 Mart 2017
YER: Gazi Üniversitesi Mimar Kemalettin Salonu